Rus senatör: Türkiyenin Suriye’yi parçalamak gibi bir niyeti yok

ABD Dış ilişkiler Komitesi başkanı Ed Royce’un Ermeni soykırımı sevdası

Esrarkeş ve KGB Ajanı NATO’cu Jens Stoltenberg Türkiye’ye neden geldi?

Dərin” Devlət Bəy – Türkiyənin xilası üçün atılan böyük addımlar

İran’da Post Modern Darbenin Ayak Sesleri

İran 29 Aralık 2017
88

İran’da, geride bıraktığımız 2-3 gün içerisinde Kirmanşah ve Meşhed şehirleri başta olmak üzere bir çok şehirde kendisini gösteren toplumsal hareket ortamı dikkat çekici bir boyuta ulaştı. Kitlesel düzeyde bir nitelik kazanan söz konusu gösteriler İran’da halkın öncelikli gündemi haline gelmiş durumda. Gösterilerdeki motivasyon ve söylemlerin hayat pahalılığı, yoksulluk, işsizlik ve diğer ekonomik sorunlara yönelik tepki üzerine kurulu olması ve dahası bu durumdan Cumhurbaşkanı Ruhani’yi sorumlu tutan algı dikkat çekici. Ruhani, Mayıs ayındaki seçimlerde vaatlerinin ve programının merkezine ekonomik sorunların çözümünü yerleştirmişti. Fakat seçim sürecinden başlayarak rejim ve Ruhani arasındaki gerilim yükselmekteydi. Ruhani’nin ekonomik sorunlara ve çözümüne vurgu yapan söylemleri ile rejimin güvenliği önceleyen tutumu bir çatışma ve gerilim ortamı yaratmaktaydı. Nitekim Haziran ayında Tahran’da yaşanan terör saldırılarının ardından güvenlikçi yaklaşımın meşruluğu ve haklılığını pekiştiren bir algının ortaya çıkması Ruhani’yi daha pasif bir konuma sürüklemişti.
Meşhed ve Kirmanşah’da başlayan gösteriler bu sürecin yeni bir aşamaya evrildiğine işaret ediyor. İran gibi, güvenlik ve istihbarat yapısı halk ile doğrudan temas içerisinde olan, tüm kamusal alanlarda varlık gösteren bir kontrol mekanizmasına sahip olan bir ülkenin, toplumdaki ekonomi temelli hoşnutsuzlukları analiz edememesi ve hatta bu hoşnutsuzlukların bir kitlesel harekete dönüşebileceğini öngörememesi elbette ki akıldışı olacaktır. Peki genel anlamda Ruhani’yi tüm ekonmik sorunlardan sorumlu tutan bu protesto hareketlerinin İran medyasında yer bulmaması, güvenlik güçlerinin bu protestolara sınırlı müdahalede bulunması, geçmişte buna benzer protesto hareketlerini, ortaya çıktıkları ilk andan itibaren “ABD-İsrail” fitnesi olarak nitelendiren ve ulusal güvenliğe ve rejime tehdit olduğunu vurgulayan Rehberlik makamının sahibi Hamaney’in bu konu ile ilgili bir açıklamada bulunmaması nasıl izah edilebilir? Cevap, Mayıs ayındaki seçimlerden bir gün sonra, Ruhani’nin zafer elde etmesinin ardından, Hamaney’e en yakın yayın organlarının başında gelen Kayhan gazetesinin manşetinde saklı. Kayhan, seçimin hemen ertesinde Ruhani’nin fotoğrafının üstüne “Şimdi beklentileri karşılama vakti” ifadesi ile derin bir mesaj vermişti. Bu ifade, “beklentileri asla karşılayamayacaksın” alt metni ile bugünlerde yaşanan kitlesel hareketlerin kaynağını ortaya koyuyor. Rejim, Ruhani’nin, ekonomik sorunların çözümü vaatlerini yerine getiremeyen ve halkı aldatan bir yönetici olduğu algısını yaratarak İran’da post modern bir darbeyi hedefliyor.
Çağatay BALCI/kafkassam

Yorumlar