İngiltere’nin Gazprom kararının perde arkası!

Հայաստանի տնտեսական ակտիվության ցուցանիշը հունվար-մայիսին աճել է 8.6 տոկոսով

İsrail-İran kəşfiyyat müharibəsinin yeni cəbhəsi-Afrika…

Olası ABD – İran çatışmasında Türkiye’nin izleyeceği strateji ne olur?

İran’da Dolar Darbe Bahanesi Mi, Ekonomik Çöküntü Mü?

Gündem, İran 10 Nisan 2018
110

2013 yılı cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Hasan Ruhani’nin seçilmesi ve onunla birlikte sözde İran rejiminin Batı’yla ilişkilerinin iyileşmesi, akabinde İran ve Batı arasında Bercam (Nükleer anlaşma) Anlaşması; görünürde İran’ın ilerlemesini göstermekteydi. Çünkü İran’ın kendi milleti hariç komşu ülkelerde bu anlaşmanı İran’ın Batı’ya açılması ve gelişme nişanesi olarak görülüyordu. Bu bakış açısı insanların İran iç siyasetini ve ideolojisini iyi bilmemelerinden kaynaklanmaktaydı.
2017 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ancak oyun biraz farklıydı. Seçimlerde sözde iki taraf rekabet ediyorlardı. Bir taraf Hasan Ruhani -ki 15 yıl dini lider Hameneyini’nin güvenlik danışmanlığını yapmıştır ve 4 yıl İran Milli Güvenlik Konseyi başkanı olmuştur- ve diğer tarafta Ebrahim Reisi -ki İran başsavcılığını yapmıştır ve 1987 yılında 4000 binden fazla rejim muhalifinin idam edilme emrini imzalamıştır, son yıllarda Dini Lider Hameneyi’nin en yakınlarından birisi olarak Meşhed Astan Kuds Rezevi Holdingin başkanlığına atanmıştır.

Son yıllarda Ruhani kendisini İran reformistlerine ve özelikle Haşemi Refsencani’ye yakın gösterdiği için 2017 seçimlerinde dini lider Hameneyi direkt olmasa da vasıtayla ve dini lidere bağlı olan devrim muhafızları, diğer kurum, kuruluşlar Ebrahim Reisini desteklemektelerdi. Ama seçimleri Hasan Ruhani kazandı. Bu kazanım İran iç siyasetinde ve milletin gözünde Ebrahim Reisi’nin değil Hameneyi’nin kaybettiği gibi göründü. Unutmamak gerekli ki Hameneyi 2017 seçimlerinde Eski Cumhurbaşkanı Ahmedinejad ve yakınlarına cumhurbaşkanı adayı olmasında müsaade etmemiştir.

O günden beri Hameneyi’nin karizması bozulmasın diye devrim muhafızları Ruhani devletinin başarısız olması için elinden geleni esirgemedi. Dış politikada Arap körfezinde Amerika savaş gemilerini tehdit etmek, Suriye’de savaşı büyük boyutlarda ilerletmek ve Bercam’dan gelen paraların çoğunu Suriye’de harcamak, Irak’ta siyasi krizler yaratmak, Kerbela ve Necef şehirlerinin masraflarının çoğunun İran tarafından ödenmesi, Yemen olaylarında Suudi Arabistan’la kafa kafaya gelmek ve çok büyük miktarda para harcamalar vs. iç siyasette ise ekonomi kaynaklarının birçoğunun devrim muhafızlarında olduğundan çok rahat ambargoları kullanarak millet ve devleti daha zor durumlara sokmak, özelikle dolarla oynamak ve bunlarla koşut olarak Cumhurbaşkanın kardeşinin ve Cumhurbaşkanı muavininin kardeşinin yolsuzluk suçuyla gözaltına alınması, özel bankaların iflas etmesi ve o özel bankaların müşterilerinin bugüne dek caddelerde protestolarını sürdürmesi, en son Ocak 2018’de Ebrahim Reisi ve kayınpederi olan Meşhed cuma imamı Elemeolhoda’nın işbirliğiyle sözde devlete karşı protesto ve ayaklanmaların tertip edilmesi, ancak bu ayaklanmaların onların denetiminden çıkıp, doksan şehirde rejime karşı ve Hameneyi’ye karşı slogan atılması Ruhani muhaliflerinin başarısız olduklarını göstermekteydi. Çünkü bu olaylar Ruhani’nin değil rejimin tümünün kaybettiğinin göstergesiydi.
Bu arada Eski Cumhurbaşkanı Ahmedinejad ise bu ortamı kullanıp dolaylı yollarla dini Lider Hameneyi’yi ve direkt olarak Hameneyi’ye bağlı olan Yargı Başkanı ve ağabeyi Meclis Başkanını eleştirmek ve hatta bazen suçlamaya başlamıştır. Bu olaylarda kendi taraftarlarını yanına almaktadır.

Devrim muhafızları ve köktenciler Ruhani’yi yere vurmakta başarılı olmadıkları için bu kez darbe fikrini yürütmekteler. Onlara bağlı olan kuramcılar medyalarda devletin başarısız olduğunu konuşup ve bölgenin son durumunda İran’ı bir strateji bilen bir asker yönetmesi gerektiğini millete lanse etmektedirler.
Son bir haftada İran Hizbullahı Yönetim Kurulu Başkanı Hossein Allah Kerem, devrim muhafızları generali, aynı zamanda milletvekili Purmohtar ”bugünkü durumda General Süleymani ülkemizi kurtarabilir” diye konuşmaktadır.

Nevruz nedeni ile 13 gün tatil olan İran, 4 nisanda tatiller biter bitmez doların fiyatı 4200 tümenden bugün 9 nisanda 6000 tümene geldi.
– İran Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Hesameddin Aşena tvit atarak isim söylemeden Meşhed’deki Reisi ve Elemolhodan’ı başkent Tahran’a karşı darbe yapmakla suçladı.
– Eski İran seçim kurumu başkanı Mostafa Tajzade ”Devrim muhafızları ve reformist devletin kavgalarının son aşamasına geldik. Devlet adamları hızalnmasalar devleti kışlalara teslim edecekler” diye tvit attı.
– Ev hapisinde olan Eski Meclis başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Kerrubi’nin oğlu Hossein Kerrubi tvit atarak ”rejimin arka planında korkunç olaylar dönüyor, devlet dikkatli olmaz ise kaybedecektir” diye yazdı.
İran Meclis Ekonomi Komsiyon sözcüsü Mohemmedreza Purebrahimi, Mart 2017’e dek İran’dan 30 milyar dolar para dışarıya çıkarılmıştır diye haber verdi.
– Devlet sözcüsü Sadek Nobeht basın açıklamasında devletin dolar piyasasında başarısız olduğuna itiraf etti.
-Ahmedinejd yardımcılığı yapan Aliakbar Javanfekr basın açıklamasında ”madem devlet başarısız olduğuna itiraf ediyor neden İstifa edip ve erken seçime gitmiyor” diye soru verdi.

Doların 6000 tümene gelmesinde devrim muhafızlarının devlete karşı dolarla oynamaları, kaçakçılık yapmaları, İstanbul ve Dubai’deki birtakım kendilerine yakın dövizciler ile işbirliği yapmaları ve bunların yanı sıra İran ve Amerika yetkililerinin medyada tartışmaları, özelikle ABD Devlet Başkanı Trump’ın Bercam anlaşmasını bitirme tahditleri İran ekonomisini her zamandan daha zor bir duruma sokmuştur.
Bu akşam ise Ruhani başkanlığında acil toplanan bazı bakan ve ekonomi uzmanları karar almışlardır.
Cumhurbaşkanının birinci muavini İshak Cehangiri’nin basın açıklamasında, yarından itibaren bankalarda, dövizlerde dolar tek fiyat olarak 4200’den satılacaktır. Bunun dışında başka fiyatla dolar alışverişi suçtur. Polisin müdahele etme hakkı vardır dedi.

Son olarak 1979’dan sonra kendi halkını düşünmeyen, ülke gelirlerini kendi halkına değil de ideolojisini yaysın diye Suriye, Irak, Yemen, Lübnan, Afrika ülkeleri karıştırmaya harcayan rejim kendi milleti arasında meşruiyetini kaybetmiştir. Öyle bir duruma gelinmiştir ki basına bu kadar baskılara rağmen her bir alanda, herkes rejimden nefret ettiğini dile getirmektedir .
Her bir iç karışım ve diş müdahile sonucunda millet bu rejimi kabul etmeyecektir. Bugün İran’da tarımcısından, sanayicisine; öğrencisinden, öğretmenine herkes rejimden soğumuştur ve değişiklikler beklemektedir.

Yorumlar