ОБРАЩЕНИЕ ДРУЗЕЙ К СВОИМ ОБЩЕСТВАМ

İngiltere’nin Gazprom kararının perde arkası!

Հայաստանի տնտեսական ակտիվության ցուցանիշը հունվար-մայիսին աճել է 8.6 տոկոսով

İsrail-İran kəşfiyyat müharibəsinin yeni cəbhəsi-Afrika…

İran rejimi Sufi Gonabadi tarikatına neden saldırıyor?

Gündem, İran 21 Şubat 2018
455


Teorik açıdan Şiilik tasavvufa daha yakındır çünkü bazı güçlü batıni aidiyet ve öğretiler içerir. Bu nedenle tasavvufun, Şiilikle, özellikle de On İki İmam Şiiliği ile birçok ortak yönü vardır. Ancak tasavvufun, esas olarak Sünniliğin tarzı olarak geliştiği yaygın kanaattir. Belki bu nedenle Şiiler, sûfîlere muhalefet ettikleri gibi düşmanca da davrandı. Günümüzde İran yönetiminin Şii veya Sünni ayrımı yapmadan tasavvufi akımları baskıladığı görülüyor. Bu konuda en çok takibata uğrayan, mensupları tutuklanan, işkence gören ve kamudaki görevlerinden ihraç edilen atılan kesim Şii Sufi Gonabadi tarikatıdır. Velayeti Fakih yetkisini kendilerinde gören Şii ruhbanlar göre “bütün tasavvuf tarikatları hatalıdır; bütün sûfîler yanlış yola sapmış ve doğru yoldan ayrılmışlardır. Tasavvuf, tamamen İslam’dan farklıdır ve özellikle de Şia’ya muhaliftir”. Bu ifade, birçok çağdaş Şii âliminin sûfîlere yönelik duygularını yansıtmaktadır. Bununla birlikte onların olumsuz hisleri, sûfî düşünceyi, irfan olarak kendi teolojik bakışlarında birleştiren âlimler tarafından paylaşılmamıştır.(1)
Şiîliğin İran’da bir çoğunluk mezhebi haline gelmesini sağlayan Safevî hanedanının kökleri Erdebil’deki tasavvuf ehline dayanmasına rağmen İran’da tasavvufî gruplar daima marjinaliteden kurtulamadığından zaman zaman Şiî İran için tehlikeli kabul edildi. İran’da aktif olan en önemli tasavvufî grup, XIV. yüzyılda Sünni anlayışla kurulan ve kısa bir süre sonra Şiîliği benimseyen Silsileyi Nimetullahi olarak da isimlendirilen Ni‘metullāhiyye tarikatıdır. Ni‘metullāhiyye XVII. yüzyılda ortadan kaybolmuşsa da 150 yıl kadar sonra Dekken bölgesinde tekrar taraftar buldu. Tarikatın kendine has bazı öğreti ve Seyru sülûk’u bulunduğundan Tıpkı Osmanlı’daki ‘Kadızadeler’ ve sufiler arasındaki çatışma yaşanması kaçınılmaz oldu. Şii ulemâ sınıfınca benimsenmeyen Tasavvufun Şii yorumu, Şeyh Bedreddin örneğin de olduğu gibi mensuplarına bedel ödetmiş, Şii Mollaların fetvalarıyla tarikat önderleri idam edilmiştir. Sonraki yıllarda Ni‘metullāhiyye fikirlerini yumuşatma yolunu tercih edince Mollaların husumet azalmış bu sayede İran toplumunda kendine barınacak bir yer bulabilmişti. Fakat bundan sonra tarikatta bölünmeler oldu ve birbirine düşman gruplar oluştu. Bunların en aktif olanı, Münevver Ali Şah’a (ö. 1892) dayanıp onun üçüncü halefi Mûnis Ali Şah’a (ö. 1953) nisbet edilen ve Zü’r-riyâseteyn ismiyle de tanınan gruptur. Günümüzde halen aktif olan bir diğer tarikat da Kübreviyye’nin Şiî yorumu olan ve varlığını Ni‘metullāhiyye’den daha istikrarlı sürdürebilen Zehebiyye’dir. Tarikat Tebriz ve Şîraz’da yaygındır.
Günümüzde İran’da toplum nezdinde en çok itibar gören ve nüfuzunu sürdüren Gonabadi tarikatı; İran’da 14’üncü yüzyılda Şah Nimetullahi Veli tarafından Sünni bir tarikat olarak kuruldu ve Şeyhin adından dolayı Nimetullahi tarikatı adını aldı. Sünni temelli olmakla beraber Şii eğilimleri gösteren bir tarikattır. Nimetullahi tarikatı daha sonra Safeviler döneminde Şiileşmişti. Azeri kökenli Nimetullahi tarikatının bir kolu olarak bilinen Gonabadi tarikatı ise günümüzde yoğun olarak Horasan bölgesinde faaliyet gösteriyor. Gonabad, İran’ın RHorasan Eyaleti’nde şehir. Gūnābād Beydokht’ta Ni’matullāhī Gonabadi tarikat mezarlığı mevcut. Kendilerine “Meczuban-ı Nur” (Nurun aşıkları) adı veren tarikatın lideri liberal görüşlere sahip eski bir siyasetçi olan 90 yaşındaki Nur Ali Tabende. Fransa’da öğrenim gören Tabende, devrimin ilk yıllarında milletvekili ve bakan yardımcılığı görevlerinde bulundu. İran rejiminin temeli sayılan Velayet-i Fakih’e eleştiriler yönelten Tabende, 1990’da dönemin Cumhurbaşkanı Rafsancani’ye İslam Cumhuriyeti politikalarını kınayan bir mektup yazan 90 siyasi arasındaydı. Bu mektubu nedeniyle 8 ay hapis yattı. Gonabadi tarikatının başta üniversite öğrencileri olmak üzere eğitimli kesimde etkili olduğu biliniyor.(2) Nur Ali Tabende; Kuşeyrî ve İbn Haldun’a dayandırarak tasavvuf kavramının ilk olarak, Hicri II. yüzyılda kullanılmaya başladığını naklettikten sonra tasavvuf için, “Şi’a bizzat kendisi ve özüdür” iddiasını reddeder ve bu görüşün dayanaktan yoksun olduğunu savunur.(3)
Gonabadi tarikatı adını büyük Şeyhlerinden olan Sultan Ali Şah’ın doğduğu Horasan ilindeki Gonabad şehrinden alır. Günümüzde Gonabadilik İran’ın en büyük ve güçlü tasavvufi akımı kabul ediliyor. Sayılarının 2011’de 2 milyondan üyeden fazla olduğu söylense de İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün 25 Temmuz 2013 tarihli raporuna göre özelliklerde büyük şehirlerde ikamet eden en az 5 milyon mensubu mevcuttur. Gonabadi Sufiliğinin temel etik inançları, “fedakarlık, cömertlik, feraset ve ve dini hoşgörü”den oluşur. Gonabadi dervişlerine, çile ve dünyadan elini eteğini çekme çekilme yasaktır. Muharrem yasında sineye vurma dini ritüeli, oldukça ölçülü. Tarikata özgü özel bir kıyafetleri yok. Bu nedenle dervişler kendileri açıklamadıkça kimse Gonabadi olduklarını anlayamaz. Türkiye’deki Bektaşilik uygulamasında olduğu gibi Ortodoks değil Heterodoks din anlayışına sahipler. Kaba softa ham yobaz tiplemesinden fersah fersah uzak oldukları söylenebilir. Gonabadilik; 1965-1979 arası genişleme sürecine girdi. 1979’da Tahran’daki büyük Dergâhları yakıldı. Şah rejiminin yıkılmasından sonra Şii fanatizminin tavan yaptığı yeni rejim tarafından Gonabadi dervişleri ‘kamu düzenini bozmak ve ulusal güvenliğe karşı eylemde bulunmakla’ suçlandı, her türlü takibata uğradı. Gonabadi dervişler ve Şeyhleri rejim tarafından hapsedildi. En büyük zulmü Cumhurbaşkanı Ahmedinecad’ın Ağustos 2005’te göreve başlamasından sonra gördüler. Ahmedinecad’la birlikte sufilere taciz arttı.
Velayeti Fakihçi zihniyet tasavvuf karşıtı fetvalarıyla bu zulme zemin hazırladı. Dini rehberin 2006’daki fetvasıyla Sufilerle, özellikle Gonabadiler herhangi bir temasın haram olduğu belirtildi. Şubat 2006’da, Kum şehrinde bulunan Gonabadi dergahı yakıldı yıkıldı. Tahribat sırasında dergâhta toplanan yüzlerce dervişle güvenlik güçleri çatıştı. Binlerce Gonabadi mensubu hapsedildi. Kasım 2007’de Borujerd şehrinde bulunan Gonabadi dergahı diğerleriyle aynı akıbeti paylaştı. Şubat 2009’da, İsfahan’daki Gonabadi dergâhı da tahrip edilmekten kurtulamadı, el-Darav Nasır Ali mezarı harabeye döndü. Ahvaz, Omidiyeh ve Karaj şehirlerinde Gonabadi zâviyelerine 2008 ve 2010 yılları arasında saldırılar düzenlendi. Durum o hale geldi ki; polis teşkilatında yeni göreve başlayacak olan memurlara “Tasavvuf ve İslam mistisizmine karşı tartışmalar ve görüşler” isimli broşürler dağılıyor ve brifing veriliyor. Mevcut İran rejimi, Gonabadiliği ulusal güvenlik açısından iç tehdit kapsamında en tehlikeli grupların başında değerlendiriyor.(4)Gonabadi tarikatının, Editörü Farhad Nouri’nin olduğu Majzooban Noor Nematollahi Gonabadi Sufi News isimli (http://www.majzooban.org/en/) bir siteleri var. Suudi Arabistan’ı Şiilere ayrımcılık yapmakla suçlayan İran yönetimi ülkesindeki Sünnilere farklı davranmıyor. İran’daki baskıların tek nedeni mezhep ayrılığı değil.
Mistik Gonabadi tarikatının mensupları son yıllarda güvenlik birimlerinin hışmına uğramış, ibadethaneleri yıkılıp şeyhleri tutuklanmıştı. 2014 yılında 800 dolayındaki tarikat mensubunun düzenlediği protesto gösterisi polis tarafından dağıtılmıştı. Tahran yönetimi İranlıların İslam’ın Sünnilik ve Şiilik dışındaki mezhep ve tarikatlarına gönül verilmesine göz yummuyor.(5) 2009 kışında, yüzlerce Sufi Gonabadi Tahran’da İran Şura Konseyi önünde toplandı. Onlarcası tutuklandı. Gonabadile tekke ve Hüseyiniyat denilen hangâh’da bir araya geliyor. Bu manevi mekânlar, Devrim Muhafızları ve Besiç’in saldırılarından nasibini alıyor.(6) 1979 İslam Devrimi öncesi Tabandeh, Ayetullah Humeyni’nin kardeşi Ayetullah Pasandideh ve İsfahan’ın Cuma namazlarının lideri Ayetullah Celaleddin Taheri Esfahani gibi muhaliflerle hareket etti. Devrimden sonra en tanınmış müritleri arasında siyasi tutsak Başbakan Mehdi Bazargan ve büyükelçi Abbas Amir-Entezam vardı. Bazargan yönetiminde Noor Ali Tabandeh kısa bir süre Adalet Bakanlığı, Kültür ve İslami Rehberlik görevlerinde vekil olarak görev yapmış ancak 1980 yılında kendi tercihiyle istifa etmişti. 1985’te Özgürlüğü Savunanlar Derneği’nin kurucularındandı ve Velayat-e Faqih’i eleştiren görüşleri nedeniyle rejim tarafından aforoz edilmişti.(7)

Nur Ali Tabende 2009’da Ahmedinejad’ın yeniden Cumhurbaşkanlığı için yarıştığı tartışmalı seçimlerde rakibi Mahdi Kerrubi’yi destekledi. Kerrubi 2011 yılından bu yana ev hapsinde tutuluyor. İran’da geçen aralık sonunda meydana gelen gösterilerden bu yana Gonabadi tarikatı lideri Nur Ali Tabende’nin de gözaltına alınmasından endişelenen takipçileri, bir süredir Sufi liderin Tahran’daki evinin önünde sık sık nöbet tutuyordu. Önceki gün erken saatlerde Gonabadi tarikatı mensupları gözaltındaki bir üyelerinin serbest bırakılması için bir polis karakolunun önünde protesto gösterisi yaptı. Göstericiler daha sonra olası bir polis operasyonuna karşı Tabende’nin evinin önünde toplandı. Bunun üzerine polis ve Besic güçleri de tarikat liderinin evinin olduğu bölgeye gelince gerilim arttı. Tarikat lideri Tabende’nin de gözaltına alınacağı iddiaları üzerine takipçileri ve güvenlik güçleri arasında çatışma çıktı. Azeri kökenli Nimetullahi tarikatının bir kolu olarak bilinen Gonabadi tarikatı, yoğun olarak Horasan bölgesinde faaliyet gösteriyor. Kendilerine “Meczuban-ı Nur” (Nurun aşıkları) adı veren tarikatın liderliğini liberal görüşlere sahip eski bir siyasetçi olan Nur Ali Tabende (90) üstleniyor. Fransa’da öğrenim gören Tabende, devrimin ilk yıllarında milletvekili ve bakan yardımcılığı görevlerinde bulundu. İran rejiminin temeli sayılan Velayet-i Fakih’e eleştiriler yönelten Tabende, 1990’da dönemin Cumhurbaşkanı Rafsancani’ye İslam Cumhuriyeti politikalarını kınayan bir mektup yazan 90 siyasi figürden biriydi.

Bu mektubu nedeniyle 8 ay hapis yattı. Gonabadi tarikatının başta üniversite öğrencileri olmak üzere eğitimli kesimde etkili olmaya çalıştığı belirtiliyor. 1993’te Nimetullahi Sultan Alişah tarikatı şeyhi öldükten sonra onun vasiyetiyle Dr. Nurali Tabende tarikat şeyhi olarak atandı. Kendisi İran’da vilayet fakihi kabul etmediğinden birkaç kez gözaltına alındı. 2009 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Ayetullah Kerrubin’i desteklemiştir. 2007’den sonra İran rejimi dervişlerin tekkelerini kapatıp, yıktı. O günden beri dervişler İran Meclisi önünde protestolar yapmaya başladılar. Nurali Tabende o günü Dervişler Günü olarak ilan etti. Ondan sonra zaman zaman hapse girip, gözaltında tutuldu. Nurali Tabende günümüz Şiiliğinin Velayeti fakih ve cihat içtihatına karşı olduğunu tüm baskıları göğüsleyerek karşı çıkmış, eleştirmiştir. Nurali Tabende’ye göre; “Cihat kararı Şiilikte masum ve suçlu olmayan ‘masum imam’a aittir. Velakin masum imam kayıptır, görünmüyor, o halde kimse cihat fetvası veremez, verirse ben onun doğruluğundan kuşku duyarım”.(8) Nur Ali Tabende’nin bu görüşleri İran rejiminin felsefi ve dini temellerine, ideolojisine dinamit koyuyor. Çünkü Dini rehber, Velayeti Fakih içtihadına göre gücünü ve yetkisini Masum İmam’dan alıyor. Dolayısıyla İran rejiminin bütün eylemleri, icraatı bu fetvayla meşru zemine taşındığından, bu algı üzerine kurulan Şii fanatizminin kalesi yıkılmanın mukadder olduğu bir sürece dolu dizgin at koşturuyor.

Bakınız:
1- Nasrullah Pürcevâdî/On İki İmam Şiiliğinde Tasavvufa Muhalefet/Çev. Abdullah Kartal/Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Cilt: 11, Sayı:1, 2002 ss. 233-242
2- http://www.hurriyet.com.tr/dunya/iranda-bu-kez-tarikat-krizi-40748550
3- Yrd.Doç Dr. Mustafa Altunkaya/ Bazı Şiî Kaynaklarda Tasavvufun Yeri/http://dergipark.gov.tr/download/article-file/254238
4- http://www.refworld.org/docid/551e5dd14.html
5- http://www.dw.com/tr/iran%C4%B1n-ikinci-s%C4%B1n%C4%B1f-m%C3%BCsl%C3%BCmanlar%C4%B1/a-18964937
6- https://english.alarabiya.net/en/features/2018/02/05/Why-is-Iran-persecuting-followers-of-the-Gonabadi-Sufi-order-.html
7- https://iranwire.com/en/features/5164
8- http://kafkassam.com/gonabadi-dervisler-ve-iran-yonetimi-elyar-makuyi.html
Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39

Yorumlar