Türkiyə bu seçkilərə hazırlaşa bilmədi”

Эксперты прогнозируют победу Эрдогана на президентских выборах в Турции

Beşinci Nesil Uçaklara üzerine : F 35 – Su 57 (Birinci Bölüm)

Güney Kore Cumhurbaşkanı Moon’un Rusya Ziyareti

Irak’ta direnişin yeni adı Nakşibendi ordusu!

Gündem 21 Ekim 2016
1.581

ABD Suriye ve Irak’ta iki ayrı savaş yürütüyor ikisinde de Türkiye müttefiki değil. Türkiye, Cerablus-Çobanbey hattının birleşmesinden sonra yeni hedefin IŞİD’in El Bab’dan çıkarılması olduğunu ilan etmişti. 16 Ekim’de Dabık’ın Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) tarafından kontrol edilmesi Fırat Kalkanı Operasyonu’nda yeni bir süreci fişekledi. Özgür Suriye Ordusu ile YPG arasındaki çatışma şiddetlendi. Ancak El Bab için Amerikalılarında hesabı vardı ve destek verdikleri Suriye Demokratik Güçleri makyajlı ABD Özel Birlikleri ve YPG militanları harekete geçti. Türk güvenlik kaynakları, DSG’nin Suriye’deki El Bab’a doğru ilerleyişini tespit edince DSG’ye ilk kez hava operasyonu düzenledi. DSG’nin kayıpları çoktu ve içinde Amerikalılarda vardı. Amerika hemen zıpladı, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, Türk savaş uçaklarının Suriye’de PYD hedeflerini vurmasını ‘koordine edilmemiş eylem’ olarak niteledi. Kirby, tüm tarafları ‘koordine edilmemiş eylemlerden’ kaçınmaya ve IŞİD’e odaklanmaya çağırdıklarını söyledi.

Musul’da da durum karışık. Her ne kadar Amerikalılar medyaya kontrol bizde havası bassa da, koalisyon güçleri içindeki her ülke ayrı telden çalıyor. Başika’daki Türk birliklerinin varlığı nedeniyle Bağdat-Ankara arasındaki kriz çözülemedi. Gerilim sarmalından etkilenmeyecek hiçbir koalisyon üyesi yok. Bağdat yönetimi, Türkiye’yi kışkırtacak bir hamle yaptı ve Türkiye’ye istihbarat bilgisi verdiği gerekçesiyle Ninova Eyaleti’nin eski valisi el Nuceyfi hakkında tutuklama kararı çıkarıldı. Suçlamaya bakılırsa haçlı ordusunu Irak’a çağıran Bağdat yönetimi sütten çıkmış ak kaşık ama Nuceyfi vatan haini. Suçu da; “Yabancı bir ülkeye dayanak oluşturma ve Türkiye güçlerinin ülkeye girişini kolaylaştırma”. Musul operasyonu nedeniyle Bağdat ile Ankara arasında baş gösteren gerginlik ABD’yi endişelendirdi. Washington yönetimi Erdoğan ile el İbadi arasındaki anlaşmazlığın, pozisyonu zaten zayıf olan Irak Başbakanı’nın durumunu daha da sarsmasından çekiniyor. Amerika’nın en büyük korkusu Mehdi Ordusu lideri Mukteda Es Sadr’ın yönetime gelmesi. Bağdat’ta beklenmeyen bir hükümet darbesi ihtimali hiçte düşük değil ve Irak’ta bu yerleşik bir gelenek.

Ancak Nuceyfi’nin suçluluk kararının ilanına rağmen Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimince korunup kollanması, Peşmerge güçlerinin Bağdat’ı ve ağababalarını pek takmadıklarını gösteriyor. IŞİD’in Musul’dan ve Telafer’den tasfiyesiyle Irak’ta kaosun duracağını sanmak akıl kârı mı? IŞİD’in sosyokültürel ve etnik tabanına oturabilecek başka örgütler yok mu sanıyorsunuz? Saddam Hüseyin’e en yakın isimlerden Irak Devrim Komuta Konseyi ve Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı ölüp ölmediği halen bir muamma olan İzzet İbrahim el Duri’nin kurduğu iddia edilen Nakşibendi ordusu ne güne duruyor? Türkiye ile bağlantısı nedir ve bu ordu Türkiye bağlantılı mıdır? Durup dururken bu da nereden çıktı? 2014’te Amerikalıların en çok merak ettiği konu, IŞİD’e yardım ve komuta ettiği öne sürülen İzzet İbrahim el Duri’nin Türkiye’de saklandığı iddiasıydı. Türkiye’nin Irak politikasının sorgulandığı Washington’da, Saddam Hüseyin’in Baas rejiminin yakalanamayan tek üyesi olan, IŞİD’e yardım ve komuta ettiği öne sürülen İzzet İbrahim el Duri’nin Türkiye’de saklandığı söylentileri Amerikalıların aklını karıştırıyordu. Bu iddiaları güçlendiren bilgiler görgü tanıkların ifadesine dayanıyordu. Yine sığır çobanlarının akıllarının almadığı bir diğer konu; IŞİD’in Musul gibi bir kenti düşürebilecek bir gücü ve militanı olmadığı halde; Musul’u nasıl olup ta Irak ordusundan kısa bir sürede ele geçirdikleriydi.

Irak ordusunun önemli adamlarından El Duri, işgal kuvvetlerinin Irak’a girmesi öncesinde de direniş hazırlıklarında önemli görevler üstlenmişti. ABD saldırısını önceden görerek bir gerilla savaşı hazırlığı yapan El Duri orduya ait silahların ve diğer askeri malzemelerin ortadan kaldırılmasını ve tarla, ev gibi yerlere saklanmasını emretmiş, bu öngörüsüyle direnişe büyük güç kattığı sonradan askeri uzmanlarca belirtilmişti. El Duri, işgal sonrasında Baas direnişini bizzat komuta eden isim oldu. Dönemin ABD Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz, 2004 Haziranında El Duri için “Irak direnişinin lideri” sıfatını kullandı. El Duri’nin özellikle ağırlıklı olarak Baas döneminin güvenlik, istihbarat ve polis güçlerinden oluşan Muhammed Ordusu adlı direnişçi grupla yakın bağı olduğu hep söylendi. Sonradan Nakşibendi Ordusu ismini alan bu derin ve gizli yapının; Musul’un ele geçirilmesinde IŞİD’e yardımcı olduğu ancak Nakşibendi Ordusunun, IŞİD’in biat etme isteğini geri çevirdiği kamuoyuna yansımıştı.

El Duri’den başka, Nakşibendi Ordusunun Baas Ordu liderlerinden Abdurrahman Nakşibendi isimli biri tarafından Irak’ın Deyali şehrinde 2003 yılında oluşturulduğuna inanılıyor. Bu grubun 2006 yılında kurulduğunu ve Saddam Hüseyin’in idamından sonra oluştuğu belirtiliyor. 2009 yılında ve Amerika Ordusunun Irak’tan çıkacağı günlerde, Amerikalılar Nakşibendi Ordusunun dağıtılan Baas Partisinin askeri bir kolu olduğu ve Saddam’ın eski ordu komutanlarını cezbetmek için fazla şansı bulunduğu sonucuna ulaştılar. Çoğunluğunu Baas rejimi askerlerinin oluşturduğu, Musul’da Sünni silahlı grupların en önemlilerinden sayılan Nakşibendi Ordusu, şimdi yeniden Musul’u kurtarma operasyonunun başlamasıyla birlikte gündeme taşındı ve IŞİD’e karşı savaşma çağrısı yaptı. Adı geçen ordunun Aynı El-Ramadi ve Felluce’de olduğu gibi Musul’da da bir çatışmayla kentin yönetimini IŞİD’den ele alabileceği belirtiliyor. (Bkz. https://tr.sputniknews.com/ortadogu/201610171025335443-naksibendi-ordusu-musul-isid-e-karsi-savasiyor/ )

Önemli ayrıntı; Nakşibendi Ordusunun Musul’u kuşatanlar arasında değil Musul içinde olması. Aslında bu IŞİD ile Nakşibendi ordusu arasında sıkça yaşanan bir devir teslim töreni ritüelinden başka bir şey değil! Örneğin Şubat 2015’te El-Anbar eyaletinin merkezi olan El-Ramdi şehrinin Irak Ordusu tarafından kuşatılması ve IŞİD’den arındırılması gündeme geldiğinde, Irak yerel basınında, IŞİD’e karşı aşiret isyanlarının başlayabileceği haberleri yayınlamıştı. Bu haberlerin Irak Ordusu tarafından bu şehrin IŞİD güçlerinden kurtarılması için büyük bir operasyona başlamasıyla eş zamanlı olarak yayınlanması dikkat çekici bulunmuştu. Geçen yıl mayıs ayında da yine yerel basın geniş çaplı bir şekilde Felluce halkının IŞİD’e karşı ayaklandığı haberlerine yer verdi. Bu haberler de Irak kuvvetlerinin bu şehri kurtarma operasyonlarına başlamasıyla eş zamanlıydı.

Nakşibendi ordusunun merkezi Irak hükümetiyle arası yok. Şii güçlerle kavgalı. Amerika ve koalisyon en büyük düşmanı. Peşmergeyle savaştıkları pek söylenemez. Türk ordusuna dost gözüyle baktıkları söylenebilir. Dünyanın ve Türkiye’nin Musul’u DAİŞ’ten kurtarma operasyonunu konuştuğu dönemde Irak’taki aşiretlerin desteklediği Nakşibendî /Vatanseverler Ordusu’ndan Türkiye’nin yanındayız açıklaması bunun göstergesi. Irak Nakşibendî /Vatanseverler Ordusu, Irak devrik lideri Saddam Hüseyin’in asılmasına tepki olarak ilk operasyonunu 2006 Aralık ayında gerçekleştirmişti. Nakşibendî Ordusu, Irak’ta Bağdat, Musul, El-Anbar, Ninova, Diyala ve Selahaddin gibi kentlerin yanı sıra çok sayıda köy ve yerleşkede etkin rol oynuyor. Merak etmeyin Koalisyon Musul’u ele geçirse dahi Nakşibendi ordusu geri alır!

Ömür Çelikdönmez
Twitter: @oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com

Yorumlar