İran-ABŞ qarşıdurması: Regionda daha bir Suriyanın yaranma ehtimalı var?

Thomas de Waal: Karabakh peace process needs shaking up – but not too much

Rus tiyatro eleştirmeni: Dostoyevski’yi okuyanlar cinayetler işledi

Eyy Mark Mobius Türkiye’den gelebilecek negatif bulaşma riski Dünya para piyasasını nasıl etkiler?

İngilterede eğitim gören Esat aptal mı

Gündem 16 Nisan 2018
53


Suriye krizi çözümsüzleştikçe senaryolar gerçekleşme ümidini yitirdikçe dünya kamuoyunun beklentisi farklı yönlere kaymaktadır. Esatın bütün müdahalelere rağmen sınırlı da olsa varlığını devam ettirmesi suriye konusunda taraf olan ülkeleri harekete geçirdi. Geniş kitleleri harekete geçirecek büyük infiallerin çok rahat uyanabileceği tek ortak nokta kimyasal yada nükleer saldırı haberleridir. Bu anlamda Esad böyle bir saldırı yapar mı ve ya Esad düşmanları böyle bir haber üretip uluslararası meşruiyet mi oluşturmak için harekete geçtiler.
1- SURİYE’DE KİMYASAL SALDIRI TEHDİDİ BİTTİ Mİ?

ABD Başkanı Barack Obama döneminde Suriye’ye karşı atılan kesin diplomatik adımların ardından rejim hükümeti, elindeki kimyasal silahların ayrıntılı bir dökümünü Rusya ve ABD arasında varılan anlaşma uyarınca 2013 yılında Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’ne (KSYÖ) teslim etmişti. 2013 yılında Suriye’nin sahip olduğu yasaklı kimyasallar arasında bin ton sarin ve hardal gazı da bulunduğu düşünülüyordu. Dönemin ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, “Suriye hükümetinin kimyasal silahlarının imhası konusunda göstermiş olduğu işbirliğinden dolayı övgüyü hak ettiğini” söylemişti. KSYÖ, böylece tarihinde ilk defa çatışmaların sürdüğü bir ortamda bir ülkenin kimyasal silah cephaneliğini imha etmekten sorumlu oldu.

Basına yansıyan bilgilere göre Esad yönetimi kimyasal silah cephaneliğini ve üretim tesislerini açtı ve yaklaşık 1300 ton kimyasal silah Akdeniz’de özel bir gemide imha edildi. KSYÖ, 2014’ün temmuz ayında Suriye’de kalan kayıt altındaki son 100 ton kimyasal silahın da gemiye nakledildiğini açıkladı. Suriye’deki kimyasal silahların imha sürecinde 30 devlet yer aldı.

59 FÜZE ATILMIŞTI

Ancak 2017 yılında kimyasal saldırı Han Şeyhun’da tekrarlandı. 4 Nisan 2017 tarihinde kimyasal silahlar yeniden uluslararası alanda gündem oldu. İdlib’i kontrolü altında tutan muhaliflere Han Şeyhun kasabasında kimyasal saldırı düzenlendi. ABD Başkanı Donald Trump, zehirli gazı taşıyan uçağın kalkış yaptığı öne sürülen havalimanını 59 füze ile vurdu.

2- TRUMP’IN GÖREVİ GERÇEKTEN “BAŞARIYLA” MI TAMAMLANDI?

ABD Başkanı Trump, Fransa ve İngiltere ortaklığında gerçekleştirilen füze saldırılarının ardından “Görev başarıyla tamamlandı” açıklamasında bulundu. Saldırılar sonrası herhangi bir ölüm bildirilmemesi, kimyasal silah depoları veya tesislerinin o sırada tahliye edildiğini ya da çoktan terk edildiğini gösteriyor. Aynı zamanda bölgeye 100’den fazla deniz ve hava füzesinin atılmasının ardından herhangi bir gaz sızıntısı olduğuna dair haberler gelmemesi de dikkat çekici. 240 milyon dolara mal olduğu sanılan saldırının kararını ABD Kongresi’nin onayını almadan kendi başına alan Trump’ın füzelerinin “çok da etkili olmadığı” da Amerikan basınına yansıyan haberler arasında.

3- ABD’NİN SURİYE’DEKİ MİSYONU NE?

New York Times’a konuşan eski ABD Başkanı George Bush’un ulusal güvenlik danışmanı Meghan O’Sullivan, “Bu saldırıların Trump’ın Suriye politikasını netleştirdiğini düşünmüyorum” dedi. O’Sullivan, “Teorik olarak kimyasal saldırılara karşı hedeflenmiş, çok taraflı bir saldırının gerçekleşmesi ile DEAŞ’a karşı konuşlanan ABD askerlerinin geri çekilmesi arasında bir bağ yok. Ancak saldırı Amerikan askerlerinin neden çekilmediğine dair ve bizim Suriye’de ne yaptığımıza dair önemli bir sorunun altını çiziyor

RUSYA’YA YENİ YAPTIRIM YOLDA

Oxfam America Sözcüsü Noah Gottschalk da “Trump yönetimi maalesef çatışmaya bir son vermek için tutarlı bir stratejiden yoksun. Bunun yerine insani yardımları kesmek ve Suriyeli mültecilere kapıyı kapatmak gibi kaygıları var” ifadesini kullandı. ABD’nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Nikki Haley ise dün yaptığı açıklamada “hedefler tamamlanana kadar ABD askerlerinin Suriye’den çekilmeyeceğini” belirtti.

Haley, “ABD, Rusya’ya yeni yaptırımlar hazırlıyor. Rusya’ya yeni yaptırımların gerekçesi Suriye’ye destek vermesi” dedi. Yeni yaptırımların bugün açıklanacağı kaydedildi.

4- ESAD GEREKLİ DERSİ ALDI MI?
SURIYE Devlet Başkanı Beşar Esad, dün başkent Şam’ı ziyaret eden Rus vekiller heyetini kabul etti. Rus milletvekili Dmitriy Sablin’in görüşmeden sonra verdiği bilgiye göre Esad, “Dün ABD’nin saldırganlığını gördük. Bu saldırganlığı, 1970’li yıllarda üretilen füzelerle püskürtmeyi başardık. 1990’lı yıllardan başlayarak Amerikan filmlerinde, Rus yapımı silahlar ‘geri kalmış’ gibi gösteriliyor. Bugün, kimin silahının geri kalmış olduğunu görüyoruz” dedi.

OPERASYONUN ARDINDAN ESAD KONUŞTU!

Yakında Moskova’ya gideceği açıklanan Esad’ın “keyfinin yerinde olduğu” aktarıldı. Esad, ABD ve müttefiklerinin füze saldırısından beri “Suriyelilerin NATO’dan korkmadığını” da belirtti.

5- PUTİN’İN İMAJI SARSILDI MI?

AP Ajansı’nın analizinde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in “kontroldışı sonuçlar doğuracak şekilde yanıt vermek” yerine Suriye’nin vurulmasına izin vererek “barış seçeneğine” başvurduğu ifade ediliyor. Bu tavrın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in “sert adam” imajına darbe vurduğu ancak saldırının Rusya’nın Suriye’deki konumunda herhangi bir değişikliğe yol açmayacağı da vurgulanıyor. Rusya ordusu, Suriye’deki 2 üste bulunan hava savunma sisteminin füzeleri takip ettiğini ancak bunlara angaje olmadığını açıklamıştı.

‘O KADAR DA APTAL DEĞİLDİRLER’

Bu arada İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson, Esad’ın tekrar kimyasal silah kullanması halinde İngiltere’nin müttefikleriyle “seçenekler” üzerine çalışacağını belirtti. Johnson, “Ancak şu anda başka bir saldırı için masada bir öneri yok. Şükürler olsun ki Esad rejimi, bir başka kimyasal silah saldırısı yapacak kadar aptal değil” dedi.
Duma kasabasında meydana geldiği iddia edilen fakat taraflar açısından sürekli reddedilen saldırı hakkında ileri sürülen deliller ve reddedilen iddialar daha çok tartışılacaktır. Kimyasal saldırının bir senaryo olduğu bu senaryoyu üreten merkezin talepleri doğrultusunda daha önce boşaltılan tesislerin bombalanması eyleminden sonra teknik ekibin ABDye dönmüş olması yakın gelecekte bu gerekçe ile suriyenin bombalanmayacağını söylemek mümkündür. İngilterede iyi bir eğitim gören Esad aptal mı bilinmez ama bilinen o ki bu kimyasal saldırı tezi üzerinde daha çok tartışma yapılacaktır.

Yorumlar