Rus senatör: Dünya kamuoyu ABD’nin Suriye planlarına engel olmalı

Olası Afrin Harekatı hakkındaki düşüncelerimiz

Türk ve Müslüman düşmanı CIA ajanı Richard Clarke BAE emrinde!

ALTIN ORDA DEVLETİ’NİN RUSYA ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

İngiltere İran’ı halk ayaklanmasından nasıl kurtardı?

Gündem, İran 5 Ocak 2018
78

İran’ın başkenti Tahran’da İran’a yönelik yaptırımları artırmasının ardından protestolara hedef olan İngiltere Büyükelçiliği 30/11/2011’de kapatılmıştı.(1) İran ile diplomatik ilişkilerini yeniden başlatma kararı alan İngiltere; 12 Kasım 2013’te BDP eski milletvekili Akın Birdal’ın kızı Evren Birdal’la evli Ajay Sharma’ı, Tahran’a “yerleşik olmayan” maslahatgüzar olarak atamıştı. Çok iyi düzeyde Türkçe konuşan, İran’ı ve bölgeyi yakından tanıyan Ajay Sharma, Tahran’a atanmadan önce İngiltere Dışişleri Bakanlığı’nın İran masasının başındaydı. Sharma, 1997-2000 yılları arasında İngiltere’nin Ankara Büyükelçiliği’nde siyasi konularda ikinci kâtiplik, 2003-2005 yıllarında ise yine Ankara Büyükelçiliği’nde siyasi bölümün başında görev yapmıştı.(2)

Brexit sonrası AB kamburundan kurtulan İngiltere’nin, küresel sistemde ABD ile birlikte daha etkin rol oynaması bekleniyordu. Ancak Birleşik Krallık, ABD ile savaşmadan çatışmayı tercih etti. ABD sömürge yönetimi hususunda İngiltere’nin eline su dökemez. İngiltere; II. Dünya Savaşı sonrası ABD’ye bıraktığı bölgelerde yeniden kontrolü ele almak peşinde. Bu kapsamda özellikle Türkiye ve İran ile yakın ilişkiler kuruyor. İngiltere, 5 Eylül’de (2016) beş yıl aradan sonra Tahran’a Büyükelçi atadığında bu gelişme İran basınında iki ülke (İngiltere-İran) arasında yaşanan bu normalleşme adımının İran’ın küresel ilişkilerini doğrudan etkileyecek bir parametre olması şeklinde değerlendirilmişti.

İngiltere’nin İran ile ilişkilerini kısa vadeli düşmanlıklar yerine uzun vadeli çıkar ve ilişkilere göre yönlendirmeye çalıştığı, özellikle Irak ve Suriye’de İran’ın desteklediği cephenin IŞİD terörizmi ve destekçilerine karşı üstün bir zafer ve başarı elde etmesi sonrası İngiltere’nin Amerika’ya rağmen İran ile ilişkilerini karşılıklı çıkarlar esasına göre yön vermek istemesinin bölge için olumlu bir gelişme sayılabileceği belirtilmişti.(3) İngiltere ve İran’ın siyasi ve ekonomik ilişkileri geliştirmek ve bölgesel ve uluslararası sorunların çözümü için ortaklık yapmasının bir zorunluluk olduğu hem İranlı hem de İngiliz yetkililer tarafından altı çizilerek vurgulanmıştı.

Her iki tarafta İngiltere ile İran arasında enerji, ulaşım, hava filosunun yenilenmesi, çevre, maden ve sanat gibi birçok iş birliği alanı olduğunu söylüyordu. 24.08.2015’te İran’daki temaslarını sürdüren İngiltere eski Dışişleri Bakanı Jack Straw, “Hiçbir ülke İngiltere kadar İran ile ticari ilişkilerin azalmasından zarar görmedi” demiş, “ABD, İran’a yönelik yaptırımları arttırdıktan sonra İran’a ihracatı arttı. Bu arada İngiltere’nin İran’a ihracatı gözle görülür ölçüde düştü. Bu yüzden İran ile iyi ticarî ilişkilere sahip olmamız önemlidir. İran istikrarlı bir ülke. Tabii İran ile ilgili bazı konular da var. Bu konuları çözmenin en iyi yolu diyalog ve yakın olmaktır” ifadelerini kullanmıştı.(4)

İngiltere-İran Ticaret Odası tarafından yapılan açıklamaya göre, iki ülke ekonomik ilişkilerinin ticari hacmi 2015’te 112.9 milyon Avroydu. Bu rakam 2016’da 171.5 milyon Avro’ya ulaştı. İki ülke ticaret hacmi ambargolar zamanında 2011 yılında 203.5 iken, 2012 ve 2013 yılında sırasıyla 119.6 ve 89.4 milyon Avroya inmişti. İran’ın nükleer programı/KOEP sonrası iki ülke ticaret hacminin artması nükleer anlaşmanın ticaretin geliştiğini gösteriyor.(5) İran’ın nükleer anlaşması; Washington ve Avrupa Birliği ile uzlaşma arayışı yönünde açık bir girişimdi. İngiltere bölgeye geri dönüşünün ilk emaresini Türkiye ile daha sıcak diyaloglar geliştirerek gösterdi. Sonraki aşamada 3 Kasım 1916’da işgal ettiği ve 3 Eylül 1971’de göreceli bağımsızlığına izin verdiği Katar ile İran’ın yakınlaşmasını sağladı.

Katar ile Suudi Arabistan arasında ortaya çıkan krizde İran ve Türkiye, Katar’ın yanında yer aldı. Bu üçlü (Triumvirlik) yapı, uzun bacaklıların klasik politikalarının yansımasından başka bir şey değildi. Katar ve Türkiye’nin İran’daki Sokak hareketlerine verdikleri diplomatik tepki yine bu İngiliz politikasının sonucuydu. İran’daki son olaylarda İslam Cumhuriyeti’nin egemenleri her ne kadar, acımasız baskılarını, protestoların Tahran’da rejim değişikliğini kışkırtma yönelimlerinin parçası olarak Washington ve bölgesel müttefikleri (İsrail ve Suudi Arabistan) tarafından manipüle edildiği yönündeki sahte iddialarla meşrulaştırmaya çalışsalar da halkın rahatsızlığını, meşru taleplerini örtbas etmeleri mümkün gözükmüyor. Protestolarda atılan sloganlara ve meydanlara inen halkın çok türlü (heterojen) içtimai yapısına bakılırsa göstericiler arasında ortak bir protest paydadan söz edilemez.

Siyasi kafa karışıklığının had safhada olduğu dahi söylenebilir. Hatta monarşistler (şah taraftarları) ve emperyalizmin müttefiki diğer sağcı unsurlar hareketi esir almaya ve yanlış yönlendirmeye çalıştı. 2009 gösterilerinde başı çeken Yeşil hareket, neredeyse yalnızca Tahran’da, özellikle de varlıklı kuzey semtlerinde yoğunlaşmıştı. Şimdiki protesto dalgası, Şii tutuculuğu İran toplumunun alt tabaka unsurlarına yönelik popülist çağrılarla birleştiren Ahmedinejad’ın ve İslam Cumhuriyeti’nin siyasi seçkinlerinin sözde “sert” hizibinin siyasi üssünü oluşturan daha küçük ve daha yoksul kentleri ve kasabaları da kapsayan çok daha geniş bir coğrafyaya yayılma trendi gösterdi.

Dikkat edilecek olursa; göstericiler, Yeşil hareketin başlıca önderleri olan ve 2009’da yenilgiye uğrayan cumhurbaşkanlığı adayları Mir Hüseyin Musavi ile Mehdi Kerrubi’nin ev hapsinden çıkarılması yönünde hiçbir açık çağrı yapmadılar. Bunun yerine, bir bütün olarak kendi burjuvazisini oluşturan dini yönetime meydan okuyan sloganlar benimsediler. “Yüksek Fiyatlara Hayır” pankartlarıyla düzenlenen hükümet karşıtı ilk protestolar, Ruhani’nin dinci muhafazakâr muhalifleri tarafından, en azından örtülü bir şekilde desteklendi.(6) Tüm bunlara rağmen protesto gösterilerinde atılan sloganların pek çoğu kesinlikle siyasiydi ve statükodan duyulan hayal kırıklığını ortaya koyuyordu. Sadece Lübnan’daki Hizbullah’a ve Suriye’deki Esad rejimine dönük devlet desteğine ilişkin öfkeyi dile getirmekle kalmadılar. Arap-karşıtı söylem ve Rıza Şah günlerine dönük tuhaf bir nostaljiyi (ki bu nesil, ilk Pehlevi kralının yönetimini deneyimlemiş değillerdir) ifade eden sloganlar da atıldı.

1979 İslam Devrimi’nden önce ülkeyi terk eden İran Şahı Rıza Pehlevi’yi hatırlatan sloganlar da eylemciler tarafından dile getirildi. Pehlevi Hanedanı’na ülkeye geri dönme ve İran’ı mollalardan kurtarma çağrısı yapılırken, “Rıza Şah, tanrı seni korusun” sloganı da protestocuların dile getirilen talepleri arasındaydı.(7) Hatta ve hatta Suudi Arabistan etkisinin yoğun olduğu ve Arap-Fars kenti olarak bilinen Ahvaz’daki gösteride bir konuşmacı Suudi Arabistan Kralı Selman’a selam dahi gönderdi.(8) Tüm bunlar üst üste konulduğunda, zaman zaman kendilerini batılı medyanın, fakat aynı zamanda nasıl fonlandığı halen gizli olan Manoto gibi Farsça yayın yapan popüler diaspora televizyon kanallarının etkisi altında kalan protestocu kitlenin görüşlerini de ifade ediyordu.(9) Manoto kanalı; Avrupa , Kuzey Afrika ve Orta Doğu (İran ,Afganistan ve Tacikistan)’dan izlenebilen eğlence ve haber ağırlıklı. Ekim 2010’da Kayvan Abbassi ve Marjan Abbassi tarafından kurulan ve Londra merkezli Farsça-İngilizce uydu yayını yapan Marjan Television Network Ltd. ait tv kanalının, farklı kaynaklara göre destekçisi Pentagon. Kanalın İran’ın devrik monarşisi kasten teşvik edildiği de iddialar arasında.(10) İngiltere; bu kanal aracılığı ile göstericileri devrik şaha yamadı. Daha ne yapsın?

Daha öncede belirttiğim gibi Trump ve Netanyahu’nun İran karşıtı açıklamaları rejimin ekmeğine yağ sürdü. ABD Başkanı Donald Trump’ın göstericilere sürekli gaz veren açıklamalar paylaşması birçok uzmana göre İran’da tansiyonu düşürdü. Sokağa çıkanların bir kısmı Trump’ın rejimi hedef alan açıklamalarını “dışardan müdahale” olarak yorumladı. İran’da ayaklanma tamamen son bulmadı. Ancak tansiyon düştü. Bunda ABD Başkanı Trump ve İsrail Başbakanı Netanyahu’nun payının olduğunu düşünenler bir hayli fazla. Özellikle Netanyahu “İranlı göstericilere başarılar diliyorum” derken İran’ın bir numaralı düşmanı İsrail’den sokaktaki İran halkına gelen destek mesajı, birçok İranlı da ters tepki yaptı. Trump ve Netanyahu’nun Sokak olaylarını teşvik eden açıklamaları olmasaydı, olaylar daha da büyüyebilirdi.(11)

Soru şu; Trump İran rejimini düğün değil bayram değil neden öptü? Çünkü bunların dini imanı para. Fransa merkezli uçak üreticisi Airbus firması, ABD hükümetinden İran’a 100’den fazla ticari uçak satmak için gerekli satış lisansını aldığını açıklamasının ardından ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), şirketin İran Air’e yaklaşık 20 milyar dolar değerinde uçak satışını sağlayacak lisansını onayladı. İran’a uygulanan ambargonun kalkmasının ardından, ülkenin ABD ile ticari hacmi büyümeye devam etti. 2017 başında ABD merkezli uçak üreticisi Boeing firmasından 80 uçak alan Aseman Havayolları, 60 adetlik yeni bir sipariş daha verdi. Boeing’in ilk teslimatı 2022 yılında yapması ve bu teslimatın 5 ila 10 uçaktan oluşması öngörülmüştü.(12) Bilmem anlatabildim mi? Türkiye frene bastı mı? Kararı siz verin!

ömür çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39

Bakınız:
1- http://www.radikal.com.tr/dunya/ingiltere-irandaki-elciligini-kapatti-1071110/
2- http://www.ulke.com.tr/dunya/haber/2313-birdalin-damadi-tahrana-elci-oldu
3-http://parstoday.com/tr/news/iran-i91629-%C4%B0ran_ve_%C4%B0ngiltere_%C4%B0kili_ve_b%C3%B6lgesel_i%C5%9Fbirli%C4%9Fi_i%C3%A7in_diyalog_zarureti
4- https://tr.sputniknews.com/ortadogu/201508241017307079/
5- http://www.irna.ir/tr/News/3571151
6- http://www.wsws.org/tr/articles/2018/01/04/iran-j04.html
7- http://www.yeniakit.com.tr/haber/humeyninin-devirdigi-sah-ailesi-devreye-girdi-409678.html
8- http://t24.com.tr/haber/ruhaniye-olumle-basladi-mollalar-disariya-evrildi-ilk-aciklama-abdden-geldi-iranda-neler-oluyor,524219
9- http://isyandan.org/makaleler/irandaki-protestolar-uzerine-washingtondan-kazvini-yanlis-okumak-eskandar-sadeghi-boroujerdi/
10- https://lenziran.com/2017/03/18/62585/ – https://www.marjantvnetwork.com/AboutUs
11- http://www.haber7.com/dunya/haber/2516388-trump-olmasa-olaylar-daha-da-buyurdu
12- https://www.ntv.com.tr/ekonomi/iran-boeingden-60-ucak-satin-aliyor,i7XoVILcO0y8XY1rlBKdmA

Yorumlar