Rus senatör: Dünya kamuoyu ABD’nin Suriye planlarına engel olmalı

Olası Afrin Harekatı hakkındaki düşüncelerimiz

Türk ve Müslüman düşmanı CIA ajanı Richard Clarke BAE emrinde!

ALTIN ORDA DEVLETİ’NİN RUSYA ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

İçerisinde Biz Olmayan Siyaset!

Gündem 23 Temmuz 2016
630

İçerisinde Biz Olmayan Siyaset!
yaşarkiraz
Her zaman ve her yerde söyledim, yazdım.
Bu ülkede yöneticilerin yetkilerini kullanarak her alanda uygulamaya koydukları görüşler “milli siyaset” değil “sahip olma” politikasıdır, diye. Muktedirlerin tüm alanda uyguladığı yöntem “menfaatleri dikkatlice, kurnazca ve hoyratça kullanmaya yönelik davranış biçimi” olarak yorumladım.
Bütün bunları ise “politika” kavramı içerisinde yaptıklarını…

Siyaset ile devlet kavramı nitelik bakımından aynı kabul edilmektedir. Devlete ait bütün yetkiler, uygulamalar, ilişkiler ve sistem bu kavram içerisindedir. Politika ise, daha çok siyasetçilerin çıkarları, tutumları ve davranışlarıyla ilgili bir kavramlar bütünüdür.

Çıkan sonuca göre siyaset yapan yok demek ki.
Politika ağırlıklı bir yönetim tarzı var şu an Türkiye’de.

Zaten siyaset bir erdemdir, erdem sahibi olmayan ve idrak yolları iltihabı olan yöneticiler siyaset değil politika yapmaktadırlar. Siyaset olgusu çeşitli tutumların, davranışların, eylemlerin, olayların kısaca değerlerin toplamıdır.

Milli şuur
Milli refleks
Milli irade
Bayrak
Vatan ülkü ve ilkeleri
Paradigmalar
Vs…
“Milli” kısaca…

Bu değerleri hedeflere ulaşmada, ulaşılan hedefleri korumada aranılan tek şey “milli siyasettir.”

“Milli Siyaset”, toplumun amaç, dava ve ülküleri doğrultusunda, milli çıkarlarını, milli menfaatlerini sağlamak ve korumak, milli hedeflerine ulaşmak ve ulaşılan hedefleri korumak, devam ettirmek, politik, ekonomik, kültürel, stratejik şartlar ve hedefler doğrultusunda yapılan ve yapılması gereken bir siyasettir. Yapılan siyaset içerisinde Türk ve Türlük olmayan yoz, yığın, dejenere ve ülküsüzdür. Yaşadığımız yer Türkiye ise eğer, yapılması gereken siyasette elbette Türkçülük olmalıdır. Bugün Alman siyasetçiler başka bir ülkenin siyasetini yapmıyor, Almanya için siyaset yapıyor. İngilizler, Fransızlarda öyle…

Kürtler Kürtçülük yapıyor
Araplar Arapçılık yapıyor
İsrail, İsrailoğullarının dünyaya hâkim olma isteği
Ruslar yıllardır Rusçuluk yapıyor…

Ama bizim ülkenin yönetimleri;

Faşizm felsefesi ile politika yaptı
Sosyalist düşünce ile politika yaptı
Ümmetçiliği denedi
Siyonizm’in dümenine giren bile oldu
Amerikancılık yaptı
Makyavelizm’den esintiler
Jakobenizm’den alıntılar yaptı…

Yapmadıkları veya yapamadıkları ise sadece, Türkçülük, Türk Birliği ve Turancılık oldu!

Milli şuuru her zaman canlı tutmak gereklidir. Milli davaları savunacak, asla taviz vermeyecek bir hükümet ise sadece Türkçüler ve Turancılar tarafından kurulabilir. Cumhuriyet hükümetlerinin tamamı bu özellikleri taşıyamamıştır. Tamamına yakını maddi çıkar peşinde koşan ve çoğu taviz veren oluşumlardır. Taviz vermek; bırakın particiliği, Türklüğe ters düşen bir durumdur.

Yazının sonu:
Selçuklu ve Osmanlıdan sonra “milli siyasetimiz” değişmiştir. Maddi hedefler doğrultusunda ve gayri milli ilerleyen, başka kültürlerden etkilenerek hareket eden bir politikalara dönüşmüştür. Milli davalar, politikaya oyun olamayacak değerlerdir. Milli ülküler, uğruna kan akıtılacak, kahramanca çarpışılacak, her türlü fedakârlığın yapılması gereken değerlerdir! Dedik hep ve demeye devam ediyoruz.
AKP, yandaş medya, yandaş STK’lar ve bilumum yandaş zevat, 15 Temmuz 2016 saat 12:00 civarı mutasyona uğrayarak inanılmaz bir transformasyon geçirdi!
Yönetenler, siyasi erk bu değerleri hatırladı birden!
Erdoğan ve AKP demokrasiyi ve “milli iradeyi” hatırladı!
Demokratik ve milli irade talepleri için sokağa çıkanlara saldırıda sınır tanımayan AKP iktidarı, darbe girişimi sonrası yasakladığı sokaklara çağrıda bulundu;
‘’Gün demokrasiyi savuma günüdür’’
“Gün milli irade günüdür!”
Senelerdir en küçük demokratik hak ve talepleri için dahi sokağa çıkanlara tomalarla, biber gazıyla saldıran AKP hükümeti, darbe girişimi sonrası demokrasiyi hatırlayıverdi birden, hem de yok etmeye çalıştıkları ve rahatsız oldukları sihirli iki harfi kullanarak;
“TC”
“Türkiye Cumhuriyeti Devleti” imzası kullanılarak, mesajlarla yazı ve yorumlarla sokağa davet ediyorlar…
Bayrak satan kişiyi tutuklayanlar, araç arkasına Türk bayrağı asan kişiye ceza kesenler, Türk bayrağını miting ve toplantı sonrası çöpe, yere atanlar şimdi milli irade ve demokrasi havarisi oldular.
Seçimlerde AKP’ye oy vermeyenleri “ırgat” olarak tanımlayan zihniyet, şimdi milli irade sahibi oldu…
Olsun, ben buna da razıyım. Böyle devam eder inşallah!
Bayrak fabrikaları üretimi 2 katına çıkarmışlar. Temennim 5 katına çıkması…
Bu değişim ve mutasyon bir “paradoks” olmaz, olmasın… Kalıcı olsun.
Yaşar Kiraz

Devamını oku: http://www.yasarkiraz.com

Yorumlar