Rusya Müftüsünden, Cumhurbaşkan Erdoğana kutlama mesajı

Rus senatör: Erdoğan’ın zaferi Türk-Rus ilişkilerinin artmasına fayda sağlayacak

Almanlardan Suriye hamlesi!

ELÇİBEY DÖNEMİ TÜRKİYE AZERBAYCAN İLİŞKİLERİ (7 HAZİRAN 1992- HAZİRAN, AĞUSTOS 1993)

FETÖ BUNDAN SONRA NE YAPACAK I

Gündem 1 Şubat 2017
1.245

LÜTFEN OKUYUN VE PAYLAŞIN

UYARI/YORUM. II

FETÖ BUNDAN SONRA NE YAPACAK I

NOT: Bir ay kadar önce yazmış olduğum ancak üzerinde biraz daha çalışılması gerektiğini düşündüğümden yayınlamadığım bu yazıyı konunun önemine binaen ham haliyle yayınlıyorum.

17/25 Aralık sonrasında FETÖ’nün gerçek yüzünün toplum tarafından tam olarak değilse bile kısmen anlaşılmaya başladığı günlerdi.FETÖ ile ilgilenen meslektaşlarımla sohbet ederken “bugünlerde FETÖ den bir karşı hareket beklediğimi, bu hareketin emniyet kaynaklı değil adliye kaynaklı olabileceğini, Ankara’da devlet kontrolünün daha kuvvetli olduğunu, FETÖ nün hayati gördüğü konuların İstanbul’da bulunduğunu bu sebeplerden dolayı karşı hareketin İstanbul’da ve adliyede olacağını” anlatan bir analiz yapmıştım. Arkadaşlarla sohbetimiz bitti ve dağıldık.Bu sohbetten 6 gün sonra, sanırım saat 23:00 sıralarında, evimde kitap okuyorken telefonum çaldı.Sohbette bulunan bir arkadaşla konuşurken alttan gelen aramalarda diğeri bekliyordu.Aramaların sebebi İstanbul adliyesinde FETÖ’cü hakimlerin CMK’ da bulunan bir açıktan yola çıkarak önceden planladıkları belli olan bir hileyi şeriyye ile 17/25 girişiminden dolayı tutuklu bulunan FETÖ ve polisleri serbest bırakma girişimlerimde ve bunu nasıl tahmin edebildiğimdi.Yani biz o sohbet ederken FETÖ planını tamamlamıştı.Cevap olarak;Eğer Fetullah Gülen’in konuşma metodolojisine vakıf olursanız ve Örgütün bir nevi haberleşme platformu olarak kullandığı Herkül adlı sitesinde örgüt liderinin konuşmalarını takip ederseniz, kendisinin bunu açıkça söylediğini görürsünüz dedim.

FETÖ nün konvansiyonel örgütlerle farkını bilmeyen bir kısım görevliler 17/25 sonrasında başlayan operasyonlarla örgütün bitirildiğini sanıyorlardı.Biz ise örgütün Kuyruğunu bırakan kertenkele misali yalnızca Kuyruğunu bıraktığını,devleti kuyruğu ile oyaladığını, bırakın yok edilmesini bütün varlığı ile durduğunu,örgütün yapısı gereği karşımızda değil içimizde örgütlendiğinden FETÖ’yü karşısında arayanların onu göremeyeceğini anlatmaya çalıştık.Sun Tzu nun” düşmanını tanımayan onu yenemez.” sözünü çok sık kullandık.Tehlikenin niteliğini anlatamasakta 15 Temmuz darbe girişimi ne demek istediğimizi hepimize acı bir şekilde anlattı.

Alman general Carl von Clausewitz savaşı ,birbirini izleyen muhabereler olarak ayırır ve bir muhabereyi kazanmanın veya kaybetmenin savaşı kazanmak veya kaybetmek anlamına gelmediğini anlatır.Dünyanın bütün dillerine çevrilen ,maalesef bizde kimsenin okumadığı anlaşılan “Harp üzerine”adlı eserinde zaferi yani savaşın amacını,düşmanı yenerek iradesini kırmak ve daha sonra direnişte bulunamayacağı bir duruma sokmaktır.”diye tanımlar.

15 Temmuz’da düşman püskürtülmüş, daha sonra yapılan operasyonlarlada belli bir miktarda zayıflatılmıştır.Ancak FETÖ’nün savaş ve direniş iradesinin kırılamadığı,örgütün niteliğinin ve derinliğinin doğru değerlendirilmediği FETÖ nün Rus büyükelçi Karlov suikasti, İzmir adliyesine PKK eliyle saldırı eylemlerindende anlaşılmaktadır.Bu sebeplerden dolayı daha gidecek çok yolumuz olduğunu ve daha dikkatli,uyanık ve akıllı olmamız gerektiğini değerlendiriyorum.

FETÖ, 16 Ocak 2017 günü açıkça örgütsel talimatlar verdiği yayınında;”Şimdi ise ayağa düşmüş bir şey var: MHP’den mi, CHP’den mi, bir insanı öldürtmek suretiyle bir de onlarda Hizmet Hareketi’ne karşı antipati uyarma…Doğrudan doğruya, karar alınmış; sadece maktulü belirleme kalmış. “Kimi yaparsak, isabetli davranmış oluruz. Kimi yaparsak turnayı gözünden vurmuş oluruz” Maktulü belirleme mevzuu kalmış sadece. Bu da ayağa düşmüş, dillere düşmüş.”diyerek bundan sonra yapacağı karşı eylemlerin türünü açıklamış bulunmaktadır.Örgüt liderinin metodolojisini bilenler için bu konuşma açıkça suikast planlarının yapılıp bitirildiğinin,uygulama için sadece düğmeye basmaya hazır hale getirildiğinin itirafıdır.

Bu satırları yazmaktan amacım kimseyi korkutmak değil, bilakis korkmamalarıdır. Bu uyarıyı yapmaktan muradım, Türk milletinin bir numaralı düşmanı ve beka problemi olarak değerlendirdiğim bu örgütün asimetrik davranışlarını okuyabildiğim kadarıyla milletimize anlatmanın hepimizin milli vazifesi olduğuna olan inancımdır.

13 Ağustos 2016 günü yazdığım “FETÖ İLE MÜCADELE VE 2.KALKIŞMA TEHLİKESİ”başlıklı yazımda ;15 Temmuz’da başarısız olan FETÖ 2. bir kalkışmadan önce toplumsal düzen ve güveni hedef alacak ve meydana getireceği kaos ortamında harekete geçecektir.

İlk olarak FETÖ 15 Temmuz sonrası kendisine ve sahiblerine karşı oluşan toplumsal mutabakatı hedef alacaktır.Kamuda tasfiyeler yapılırken istihbarat ve diğer bürokrasideki kripto FETÖ cüler FETÖ’ cü olmayanları FETÖ’ cü diye ihbar edecektir.Bu be benzeri yollarla FETÖ ye karşı oluşan toplumsal mutabakatı dinamitlenmeye çalışacaktır. Gözümüz gibi korumamız gereken ilk konu ve en büyük gücümüz bu mutabakattır. Kim olursa olsun bu mutabakatı bozacak bir söz ve eylemde bulunan FETÖCÜ dür ve haçlıya hizmet eder.

Toplumsal kaos yaratmak,devlet ve toplum bu kaosla meşgulken harekete geçmek FETÖ nün işini kolaylaştıracağından, FETÖ etnik ve mezhepsel fayları harekete geçirecek suikastler düzenleyebilir. Etnik ve mezhepsel kesimlerin kanaat Önder’lerine asker, polis ve istihbaratçı lar tarafından yapılmış süsü verilerek suikastler yapılıp suç devletin üzerine atılabilir….FETÖ nün gücü başka bedenlerin içine girip yaşayabilmesinde ve bu bedenlerle eylem yapabilmesindedir.

FETÖ örgütünün diğer İslami cemaatlerin bedenine sızdığı artık herkesin bildiği bir sırdır.17/25 ten önce kamuda örgütlü olmayan bir çok İslami cemaat bugün örgütlü konumda gözükmekte isede hiç bir zaman kamuda dikey örgütlenmesi olmayan bu cemaatlerin birdenbire kamuda boy göstermeleri izaha muhtaç dahi değildir.Gerek devlet gerekse bu cemaatler kendilerini ve 2008′ den sonra kendilerine katılmış gözüken kamu görevlilerini sorgulamak zorundadırlar.”tespitlerimi yazmıştım. Bu yazdıklarım neredeyse harfiyen gerçekleşti.

Bu tespitlerimizin üzerine o günden bugüne devlet ve Millet olarak yaşadıklarımızı ve Fetullah’ın 16 Ocak 2017 tarihli konuşmasını koyar, örgütün metodolojisinede tekrar dönersek çok daha dikkatli olmamız gereken günlerin başladığını söyleyebiliriz. 15 Temmuz ve sonrasında yapılan operasyonlarla püskürtülen ancak savaş iradesi kırılamayan FETÖ Kasım ayı itibariyle karşı hamlelerinin planını bitirmiş olmalıdır.Rus büyükelçiye yapılan suikast türü eylemlerde bulunabilir.Ancak ben FETÖ’nün bu konuşması sonrasında daha sansasyonel ve milletimiz açısından zararları ve acıları daha büyük, FETÖ açısından daha sonuç alıcı eylemlere başvuracağını değerlendirmekteyim. Bu eylemlerin yapılış şekliyle ve hedeflerin niteliğiyle FETÖ için daha yüksek değerli araçlarla ve yüksek değerli hedeflere yöneleceğini düşünmekteyim.

FETÖ’nün havacılığa olan merakı hep dikkatimi celbetmiştir. FETÖ’yü ve liderini biraz incelemiş olanlar bilirler, bilmeyenlerede 15 Temmuz darbe girişimi açıkça göstermiştirki; FETÖ havacılık konusunda özel bir ilgi ve örgütlenmeye sahiptir. Havacılık neden FETÖ için çok özel bir örgütlenme alanıdır. FETÖ’nün İstihbarat kurumlarında,Telekom şirketlerinde hatta orduda örgütlenmesinin nedenlerini artık anladığımızı sanıyorum. Pensilvanyada ikamet ettiği çiftlik evindeki odasında örgüt liderinin helikopter ve sivil/askeri uçak maketlerini sergilediği alınan sanık ifadeleri aracılığıyla kamu oyuna dahi yansımıştır.Ben bu ilgi ve örgütlenmenin yalnızca hava kuvvetlerinin etkili bir saldırı aracı olduğundan kaynaklanmadığını, bunun yanında FETÖ’nün ezoterik inanç ve yorumlarının etkili olduğunu düşünmekteyim. FETÖ’nün teolojisini ve ezoterik zaman skalasını bilenler Said Nursinin söylediği ve FETÖ liderinin sıkça vurgu yaptığı “Risale-i Nur belli bir dönem dağa çekilecek, ortalığı ye’cüc ve me’cüc istila edecek. Cenabı Hak kartallarla onları taşlayıp def edecek” sözünü bilirler. FETÖ’nün ebced hesabına, örneğin 11 rakamına olan tutkusu ve yüklediği manalar bu ezoterizmle yaşamayan insanlara saçma gelebilir. Ancak yaşadığımız pek çok acı olay, FETÖ’nün sapkın bir şekilde bu inançlara bağlı bir hareket ve takvime sahip olduğu toplumsal manada anlaşılmamışsada benim açımdan anlaşılmıştır.Bu sözdeki kartalları FETÖ ve liderinin hava kuvvetleri olarak değerlendirdiğini artık izah etmeye gerek yok .

Ancak burada dikkat çekmek istediğim husus FETÖ’nün yalnızca askeri havacılık alanına olan ilgisi ve örgütlenmesi değildir.FETÖ’nün hala pek dikkat edilmesede sivil havacılık alanınada ilgili ve örgütlü olduğudur. Devletimizin sivil havacılık kurumlarının yanında, özel havayollarında ve havacılık okullarında örgütlü olduğu bilinmelidir. Kamuoyunada yansıyan Tarkim havacılık akla gelen ilk örnek olsada FETÖ’nün sivil havacılıkta örgütlenmesinin Tarkim’le sınırlı olduğu düşünülemez.Tarkim havacılığın sahibi Bayındır kardeşlerin her yıl yapılan uçuş okulları ve havacılık eğitimcilerini bir araya getiren IFTE adındaki organizasyonu da düzenlediği bilinmektedir. 15 Temmuz sonrasında yapılan operasyonlarla, şerefli Türk ordusunun subayı olmak yerine FETÖ’nün şerefsiz bir kulu olmayı tercih etmiş savaş pilotlarına yönelik pek çok operasyon yapıldı.Konya,Akıncılar ve Eskişehir de bulunan üslerin 15 Temmuz darbe girişimindeki rollerine şahit olduk. Yapılan operasyonlar ara ara hala devam ediyor. Ancak bu operasyonların çok yüzeysel olduğunuda belirtmemiz gerekiyor. Artık bir uçağın veya F/16’nın bile bir suikast girişiminde kullanılmasının doğuracağı tehdit ve tehlikeye dikkat çekmemiz gerekiyor. 15 Temmuz sonrasında TSK içinde örgütlenmiş FETÖ unsurlarına karşı yapılan operasyonlara içerden sessiz bir direnç gösterildiği ayrı bir yazı konusudur. Neden acaba diye sormak sorumluluk makamındakilerin önceliği olmalıdır.

Bu minvalde daha önce FETÖ’nün kumpasları sonucu pilotluktan atılmış veya ayrılmış personelin TSK saflarına vakit geçirmeksizin alınması ve acilen yeni ve güvenilir pilot yetiştirmeye başlanılması gerekmektedir.
………………………………………………………………………
(Devamı inşallah gelecek)

Mehmet Fatih Eryılmaz

Yorumlar