Güney Koreden ABDye ziyaret

Rus askeri istihbaratının (GRU) yeni kuşak silahları Systema ve Nooscope!

Черкесское политическое движение продолжает усиливаться. Это сравнительно недавний феномен, последних пары десятилетий.

Նիկոլ Փաշինյանի պատմական այցը. բարձր նոտա Թբիլիսիում

Erdoğanı İstanbul’un boğazında sevenlerle Ankara’nın ayazında sevenlerin Referandum Mücadelesi!

Gündem 24 Mart 2017
1.266

Merhum Abdürrahim Karakoç’un ‘Hakim Beğ’ şiiri adaletin aşınmasına en güzel eleştiridir. Der ki; “Hem davacı pişman, hem de davalı / Bu yolda tükettik çulu, çuvalı / Sabret makamından çalma kavalı / Sürüler ekine daldı hâkim beğ”. Lakin Zülfü Livaneli’nin ‘Hakim Bey’ şarkısının dokunduğu bam teli daha farklıdır. Mehmet Erdem’in yorumuyla ara sıra dinlediğim “Sussan olmuyor susmasan olmaz / Dil dursa Hakim Bey tende can durmaz / Yazsan olmuyor yazmasan olmaz / Kaleme tedbir koma tek durmaz”. Şarkı sözleri belki çoğumuzun ruh halini yansıtmasıyla gündeme daha uygun, ne dersiniz? ABD ve Rusya’nın burnumuzun dibinde Suriye sınırlarımızın ötesinde çevirdikleri fırıldaklar, İran’la aramızın soğuması, Avrupa Birliği ile girdiğimiz ağız dalaşı, terörle mücadele, Yunanistan’da Osmanlı bakiyesi camilerin kundaklanması, Bulgaristan’da çift tabiiyetli Türklerin seçimlerde oy kullanmalarını engellemek için hudut kapılarında Bulgar aşırı sağcıların eylemleri, Rusya’nın ambargoyu kaldırdık demlerine rağmen, sebze ve meyvelerin alımını durdurması, Kerkük’te Türkiye’nin uyarısına rağmen oldubittiyle Kürt egemenliğinin ilan edilmesi, Türkiye’de Referandum sürecine gölge düşürmüyor, referandumu gündemden düşürmüyor.

Refarandum’da Türkiye’nin geleceğinin oylandığını Evetçilerde hayırcılarda söylüyor. Evetçiler, köhnemiş bürokrasinin, darbe anayasasının değişeceğine kesin gözüyle bakıyorlar. Evet oylarının önemini 15 Temmuz darbe girişimine karşı rövanşı olduğunu belirtiyorlar. İzmir Marşıyla yollara koyulan Hayırcıların söylemi, müesses nizamın değiştirilmek istendiği, Türkiye’nin cumhuriyet değerlerinden koparılmak istendiğinde yoğunlaşıyor. Ortalama vatandaş, hatta eğitim ve gelir düzeyi düşük büyük bir seçmen kitlesinin referanduma bakış açısı referandumun genel seçim olduğunda kesişiyor. Gazeteci Hakan Çelik’in CNN TÜRK-Kanal D ortak yayınında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın halk oylamasında yüzde 52’nin üzerinde evet oyu çıkacağına inandığını ifade etmesi, ‘Hayır’ cephesinin de hatırı sayılır bir orana ulaştığını gösteriyor. (Bkz. http://www.cnnturk.com/turkiye/cumhurbaskani-erdogan-16-nisandan-sonra-surprizlerle-karsilasabilirsiniz ) AK Partili fanatik seçmenlerin en az %55 üzeri EVET oyu beklentisine rağmen Referandum sonucunu tahmine yönelik kamuoyu araştırmalarında AK Partili seçmenlerin biraz daha gerçekçi olmaları icap edebilir. Çünkü bazılarına göre iktidara yakınlığı gündeme getirilen kamuoyu araştırma şirketi MAK Danışmanlık firmasının Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kulat, ‘Görüşmelerde evet diyeceğini belirtmesine karşın hayır diyecek Ak Partililer olduğunu’ belirtiyor. Mehmet Ali Kulat’ın gözlemlerine göre; ‘Evet’ cephesinde sorun yaşanıyor, bütün avantajlara rağmen evet oyları yüzde 45’lerde, MHP’li seçmenin en çok yüzde 30’u evet diyor, anket görüşmelerinde evet demesine karşın hayır diyecek AK Partililer var’, kararsızlar hayır’a daha yakın (Bkz. http://www.timeturk.com/ak-parti-de-gizli-hayir-cilar-var/haber-547307 )

Türkiye genelinde 100 MHP’liden 30’unun Evet diyeceği, Güneydoğu’da Hüda-Par’ın ve Büyük Birlik Partisi’nin halk oylamasında Evet tercihinde bulunacaklarını açıklamalarına rağmen, inanılır gibi değil ama yolları ve değerleri ve çıkarları bir dönem AK Parti ile buluşan AK Parti seçmen kitlesinde doğal tabanı oluşturan bazı İslamcı kesimler deyim yerindeyse açıkça değil ama saman altından suyu yürütmenin peşinde. Daha öncede KHK ile ihraç edilen bazı öğretim görevlileri ve devlet memurları içerisinde İslamcı çizgideki sivil toplum kuruluşları ile birebir irtibatlı bazı isimlerin yer almasına yönelik Özgür Der genel merkezi yaptığı açıklamalarla tepki göstermişti. İlginç olan ihraç edilen isimlerden birisi Fazilet Partisi İstanbul Milletvekili, 2 Mayıs 1999’da TBMM’de and içme törenine başörtülü gelince meclisten çıkartılan Merve Kavakçı’nın eşi Kafkas Üniversitesi hocalarından Prof. Dr. Nazir Cihangir İslam olması. Bu ihracı daha da ilginç kılan ne biliyor musunuz? Prof. Dr. Nazir Cihangir İslam’ın baldızı yani eşinin kız kardeşi ‘Ravza Kavakçı Kan’ Hanımefendi halen AK Partiden 26. dönem milletvekili olarak TBMM’de bulunuyor. Hakan Albayrak; Kafkas Üniversitesi hocalarından Prof. Dr. Nazir Cihangir İslam’ın da Kanun Hükmünde Kararname ile görevden alınması ve memuriyetten atılmasını eleştirmiş, “İyi ki üniversite hocası filan olmamışım, yoksa ben de şimdi KHK’yı boylamıştım herhalde.” Sözleriyle tepki göstermişti. “İslami camiaya mensup olduğu için yıllarca Kemalist oligarşinin zulmüne maruz kalan Cihangir İslam’ın o zamanlar diz çökmemiş olması iyi hoş da, şimdi artık mutlak itaat zamanı. Haddini bileceksin, Cihangir Efendi! Bilmezsen böyle bildirirler. Gene ucuz kurtuldun. FETÖ’cü damgası yemediğin için şükret. İroni bir yana… Nereye gidiyoruz yahu? Hak ve hürriyetlerin gasp edilmesine duyulan toplumsal tepki üzerinde yükselen bir partiye, ADALET ve Kalkınma Partisi’ne yakışıyor mu?” sorusunu gündem getirmişti. (Bkz. 09.02.2017 http://www.karar.com/yazarlar/hakan-albayrak/cihangir-islamdan-da-kurtulduk-netekim-3279 )

Yeni Akit gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak’da zaman zaman Referandumla ilgili uyarılar kaleme alıyor. ‘Referandumda sona doğru” başlıklı 23 Mart 2017 Perşembe günlü yazısı, Referandum sonrasında yapılması planlanan kongreye ilişkindi. İfadeleri kan dondurucuydu. AK Partiye çöreklenmiş menfaat şebekesinin Erdoğan’ın etrafını sarmalarına engel olunması çağrısını yapıyordu. AK Parti’nin, partiyi ele geçirmek isteyen klik mensubu insanların elinden kurtarılması gerektiğini, bunların partide konuşlanmış, FETÖ’cülerin, menfaat şebekelerinin, cahil, korkak, tembel na-ehil, kafaları kirada insanlardan oluştuğunu yazıyordu. Rusya’ya, Asya’ya sex ve kumar için özel uçak kiralayıp giden işadamlarının partinizi, vakıf ve derneklerinizi ele geçirmelerine fırsat vermeyin” ikazında bulunuyordu. (Bkz. http://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/abdurrahman-dilipak/referandumda-sona-dogru-18747.html ) Benim anladığım bu mücadele; “Reisi İstanbul’un boğazında sevenlerle Ankara’nın ayazında sevenlerin Mücadelesi”. Dilipak’ın Bir bildiği var herhalde diye düşünüyorum. AK Parti küskünleri, bürokraside istediği kadroyu alamayanlar, İrancılar ve AK Partiyle, iktidarın İsrail’le anlaşması, Mavi Marmara’ya sahip çıkmaması vs. nedenlerden dolayı ters düşen İslamcılar HAYIR oyu vermeye hazırlanıyor. Sonuca etkilerini hep birlikte göreceğiz. Tüm bunlara rağmen Cumhurbaşkanının ‘EVET’ oyu çıkarması, ustalığını bir kez daha gösterecek.
Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com

Yorumlar