Vizyon

İran’ın 17/25 Aralık’ı Mı Geliyor?

İbni-Xəldun: Ərəblər nədən vəhşidir?

Şirvanın və Azərbaycanın xilaskarı Osman Paşa

Türkiyəli politoloq: “NATO Türkiyənin müstəqil iradəsini qəbul edə bilmir”

Dürziler Türk mü yeni Özbek cumhurbaşkanı Putinci mi!

Gündem 6 Aralık 2016
811

Türkiye İsrail’de yaşayan farklı etnik toplulukların genetiğine yönelik araştırmalarda, İsrail’in Arap Müslüman halkı içinde askerlik hizmeti yapan nadir azınlıklardan olan Dürziler’in Türk kökenli olmalarının yanı sıra Yahudi Aşkenaz genleriyle benzerliklerinin de bulunduğu ortaya çıktı. Journal of Scientific Reports dergisinde İngiliz bilim insanı Dr. Eran Elhaik (Yahudi asıllı) tarafından yayınlanan bilimsel makaleye göre, 400 İsrailli Dürzi’den alınan DNA örnekleri Avrupalı 1000 Aşkenaz Yahudi’nin genetik yapısı ile büyük benzerlikler gösteriyor. University of Sheffield Öğretim Üyesi Dr. Eran Elhaik’in liderliğini yaptığı araştırma ekibinin bulguları son derece şaşırtıcı: Dürziler genetik olarak, Kafkas, Türk ve Aşkenaz DNA’ları ile büyük benzerlikler taşıyorlar.
Dürziler yukarıda adı geçen topluluklara Ortadoğu’daki tüm etnik kavimlere olduklarından çok daha yakınlar. Dr. Elhaik’in açıklamasına göre, Aşkenaz kelimesi bile Dürzilerin tarihte bir zamanlar yaşadığı eski kasabaların isimlerinden türetilmiş. Dr. Elhaik, araştırması hakkında şunları belirtiyor: “Tarihi gerçeklerden zaten biliyoruz ki Dürziler ve Aşkenaz Yahudileri, Ortaçağ’da bugünkü Türkiye’nin kuzeydoğusunda birlikte yaşadılar. Öyle görünüyor ki bir süre sonra Yahudiler daha kuzeye, Hazar Krallığına doğru, ardından Avrupa kıtasına göç ederken, Dürziler daha güneye, bugünkü Suriye, Lübnan ve İsrail topraklarına göç ettiler.” (Bkz. http://www.salom.com.tr/haber-101277-Israil_ordusunun_durzi_askerleri_turk_kani_mi_tasiyorlar.html#sthash.cFLwH4Tk.dpuf)
Örneğin Lübnan’ın İlerici Sosyalist Partisi “PSP” Genel Başkanı ve Dürzi topluluğunun en tanınmış lideri Velid Canbolat’ın ailesinin ismi Şamil Canbolat’tan gelir ve tarihi 1530-1580 yılları arasında Halep valiliği yapmış olan İbn Arabi ya da uzun adıyla Canpolat İbn Kasım El-Kırdî El-Kayserî’ye dayanır. İsrail ordusunun Dürzi birliğine bağlı askerler özellikle elit dağ komandoları olarak görev yapıyor. Dürzilerin dünya üzerindeki toplam sayılarının yaklaşık 1 ile 2,5 milyon arasında olduğu sanılıyor. Dürziler, bugün Lübnan, Suriye, İsrail ve Ürdün’de dağınık topluluklar biçiminde yaşıyor. Dürzilerin en yoğun olarak yaşadıkları bölge Lübnan’ın dağlık yöreleri. İsrailli bilim insanlarının Dürzi ve Aşkenaz Yahudilerinin genetik kökenlerini Türklerle irtibatlandırma çabalarının karşılıklı büyükelçi atamalarının gerçekleştirilmesinden donra gündeme getirilmesi dikkat çekici.
Dürzilerin Özbekistan’da mevcudiyetine ilişkin net bir bilgi yok. 14. y.y.’da Emir Timur’un birçok Kürt bilim adamı, mimar, sanatçıyı kendi ülkesi Şehrisabz’a götürmesiyle Kürtlerin bu topraklarla yerleştiği biliniyor. 17-18 y.y.’da İran şahları kuzey sınırlarını Özbek ve Türkmen saldırılarından korumak için Kürtler’i Horasan, Gilan, Belucistan’a göç ettirmişti. 18-19. y.y.’da Hive Hanlığı ordusunun bir bölümünü Kürtler oluşturmaktaydı. Bu dönemden sonra Kürtler’in Özbekistan’a yerleşmesi başlar. 20. y.y. başlarında resmi rakamlara göre bu ülkede 10 binin üzerinde Kürt bulunmuştur. Sovyet Hükümeti’nin ilk yıllarında 1926’da, Özbekistan’da Kürt nüfusu 15 bin olarak hesaplanmıştır.
Türkiye; yurt dışı Türkler ve akraba topluluklarla irtibatını koparmıyor. Bu çerçevede Özbek Kürtleriyle ilişkileri vardır sanıyorum. 27 yıl boyunca Özbekistan Devlet Başkanı sıfatıyla görev yapan İslam Kerimov’un 2 Eylül 2016’da ani ölümü, Afganistan’ın komşusu olan ülkede cihatçı terörün yayılma tehlikesini gündeme getirmişti. Kerimov, Özbekistan’ı cihatçı terör tehdidinden koruyan en büyük garantör olarak görülüyordu. Özbekistan’ın, Kırgızistan ve Tacikistan ile sınır ihtilafları bulunuyor. Özbekistan ile Kırgızistan arasında toplam binden fazla ortak sınır bulunurken, iki ülke arasında yıllar önce başlayan sınır belirleme çalışmalarına rağmen taraflar arasında hala 300 kilometrelik kısımla ilgili mutabakat sağlanamıyor. Söz konusu sınırda yaklaşık 50 tartışmalı nokta bulunuyor. Belirlenemeyen noktalarda bulunan yerleşim birimlerinde yasadışı sınır geçişleri yüzünden iki ülkenin askerleri sık sık karşı karşıya geliyor.
Özbekistan’ı 27 yıldır yöneten İslam Kerimov’un eylülde hayatını kaybetmesi ardından ülkede düzenlenen ilk seçimleri, Liberal Demokrat Parti’nin devlet başkan adayı Şevket Mirziyoyev kazandı. Mirziyoyev’i arayan ilk dünya liderlerinden biri Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin oldu. Kremlin’den yapılan açıklamaya göre Putin, Mirziyoyev’i seçimlerindeki zaferinden dolayı tebrik edip görevinde başarılar diledi. Ayrıca Putin, Mirziyoyev’i Rusya’ya resmi bir ziyaret gerçekleştirmeye davet etti. (Bkz. https://tr.sputniknews.com/asya/201612051026146243-ozbekistan-ikinci-devlet-baskani-secti/ )
Şevket Mirziyoyev, Özbekistan’daki iktidarı elinde bulunduran elit kişiler arasında bulunuyor. Makine mühendisliği konusunda öğrenim gören Mirziyoyev, Taşkent Sulama ve Tarım Mekanizasyonu Enstitüsü’nden mezun oldu. Komünist Parti’nin gençlik kolu Komsomol’de görev aldı. 1990 yılından sonra Yüksek Sovyet Özbekistan Halk Temsilcileri arasında yer alan Mirziyoyev, Özbekistan’ın bağımsızlığını ilân etmesinin ardından milletvekili oldu. Cizzak ve Semerkant Valiliği yapan Mirziyoyev, 2003 yılında başbakanlık koltuğuna oturdu. Özbekistan’da 13 yıldır başbakanlık görevinde olan Şevket Mirziyoyev, Devlet Başkanı İslam Kerimov’un 2 Eylül 2016’da hayatını kaybetmesinin ardından devlet başkanlığı görevini vekâleten yürütüyordu. Kazakistan eski başbakanı ve muhalif siyasetçi Akejan Kajıgeldin, Mirziyoyev ve ekibinin Batı’ya verdiği mesajın, özellikle de Batılı seçim gözlemcilerini davet etmesinin ve siyasi tutuklar için çıkartılan affın, dikkatli bir iyimserlikle karşılandığına dikkati çekiyor. Kajıgeldin’e göre bu tutum, ülke ekonomisinin modernleşmesi ve şirketlere daha fazla serbestlik tanınacağı yönde bir işaret olarak görülebilir. Ancak Kajıgeldin, ekonomik özgürlüklerin ardından vatandaşların özgürlüklerin kapsamının genişletilmesini isteyebileceğini, bunun da otoriter bir şekilde ülkeyi yönetmeye alışmış yöneticileri zor durumda bırakabileceğini dile getiriyor. (Bkz. http://www.dw.com/tr/%C3%B6zbekistanda-se%C3%A7imleri-mirziyoyev-kazand%C4%B1/a-36645385 )

Şavkat Mirziyoyev 1957 doğumlu. Devlet başkanı seçilmesi tesadüfi sayılmaz. Çünkü Mirziyoyevin ülkenin güç yapıları, özellikle de Ulusal Güvenlik Servisi’nin Başkanı, ülkenin en güçlü adamlarından biri olan Rustam Inoyatovla iyi ilişkileri var. Frontier Servisi, Ulusal Güvenlik Servisi ve Ulusal Sınır Muhafız Devlet Sınır Koruma Komitesinin başkanı.olan Rustam Inoyatov; Özbekistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti ‘nin de KGB’de üst düzey görevliydi. Ayrıca, onun 2009 yılında akraba olduğu Alişer Usmanovla (Usmanovun yeğeni Mirziyoyevin kardeşi kızı ile evlenip) iyi ilişkileri var. Bunların yanı sıra, Vladimir Putin Rusya Başbakanı olanda onunla BDT başbakanlarının toplantılarında görüşerdi. Aralarında özel ilişkiler de var “. Ayrıca 13 yıl kesintisiz devam eden başbakanlığı süresince kendi adamlarını Özbek devletinin kritik kademelerinde görevlere atanması seçilmesinde önemli etken oldu. Seçim öncesi değerlendirme yapan uzmanlara göre Mirziyoyevin Moskova’dan desteği var ve Şavkat Mirziyoyev ülke yönetiminde Rusiyaperest /Ruscu (Avrasyacı) kanadı temsil eder. (Bkz. http://www.ursad.org/HaberAyrinti.aspx?ID=1347)
Moldavya ve Bulgaristan’dan sonra Özbekistan’da da Rusçu eğilimleri belirgin isimlerin başkan seçilmesini Türk yetkililer nasıl değerlendiriyor? Sormak lazım! Anlaşılan Türkiye; arka bahçesi gördüğü Türk Cumhuriyetlerinden ve balkanlardan kendisini tasfiye ediyor!
Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com

Yorumlar