XVII. YÜZYILDA KIRIM HANLIĞI’NDAKİ GELİŞMELER

Հայաստանի չորրորդ նախագահի լիազորությունները

Afrin əməliyyatı və Suriyada yeni müharibə oyunu

Amerikalılar ve Ruslar Afrin’de PYD’yi Türk ordusunun önüne attı!

CIA üçüncü dalga darbe hazırlığında!

Gündem 26 Ekim 2016
1.368

Bahçeli darbe uyarısı yaptı! İkaz makamı, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sıradan bir siyasi parti genel başkanı değil. 27 Mayıs 1960’da Demokrat Parti hükümetini askeri darbe ile devirerek siyasî iktidarı ele alan ve sonradan başına Orgeneral Cemal Gürsel’in getirildiği Türk Silâhlı Kuvvetleri’ne mensup 38 kişilik bir cuntanın Milli Birlik Komitesi mensubu, MHP’nin efsane genel başkanı Alparslan Türkeş’in deyim yerindeyse rahlei tedrisinden geçmiş, bir tecrübeli bir siyasetçi. Türkeş 1960 darbesi sonrasında, 22 Şubat 1962 ve 20 Mayıs 1963’de Anayasa’da öngörülen reformların gerçekleştirilmediği gerekçesiyle ikinci darbe girişiminde bulunan 5 Temmuz 1964’te Ankara’da idam edilen Albay Talat Aydemir olayını, 1971 muhtırasını ve 12 Eylül askeri darbesini yaşadı. Kendisi de asker olduğu için TSK içindeki cunta eğilimlerini çok iyi bildiği yadsınamaz.

İşte Bahçelinin Türkeş’in vefatı sonrasında MHP genel başkanı olması, bu tecrübe ve bilgi birikiminin şahsında temsili anlamına geliyor. Bu nedenle Bahçeli’nin başkanlık sistemi tartışmalarına ilişkin, “Türkiye’de fiili durumun devamını arzulayanlar, kaos, kriz arzulayanlar, ikinci dalga darbecilerdir. Önümüzdeki günlerde hep beraber görürsünüz.” sözleri hem büyük anlam taşıyor hem de mevcut siyasi iktidara uyarı niteliğinde. (Bkz. http://aa.com.tr/tr/gunun-basliklari/mhp-genel-baskani-bahceli-turkiyede-fiili-durumu-arzulayanlar-ikinci-dalga-darbecilerdir/671725 )

Bahçeli’nin açıklaması objektif analiz edilmeli. Bahçeli’nin ikinci dalga darbecilere ilişkin “Türkiye’de fiili durumun devamını arzulayanlar, kaos, kriz arzulayanlar” tanımı, adrese teslim ifadelerdir. 15 Temmuz darbe girişimine katılan sivil gruplar, iş çevreleri, resmi kurumlarda görev yapan personel bellidir. Deşifre olmayan kripto bir çok darbecinin halen bürokraside üst düzey görevlerde bulundukları ve bunlara yönelik görevden uzaklaştırma ve ihraç işlemlerinin yapılmadığı, yapılamadığı biliniyor. 15 Temmuz darbe girişiminde ABD’nin bazı istihbarat kurumlarının hatta Pentagon’un dahli ortada. Putin’in danışmanı Alexander Dugin’in, 15 Temmuz’daki FETÖ’cü darbe girişimin arkasında CIA ajanlarının olduğunu ifade ederek, “Türkiye’de Amerikan ajanları cirit atıyor” açıklaması bence mevcut iktidara tıpkı Bahçeli gibi bir dost tavsiyesinin ötesinde uyarı ötesinde bir ültimatomdur.

2 Ağustos 2016’da darbe kalkışması sonrasında, Türk medyasında yer alan Amerika Federal Soruşturma Bürosu FBI eski çevirmeni Sibel Edmonds’un açıklamaları halen güncelliğini koruyor. Söyledikleri ve sosyal konumu çok önemli. Sibel Edmonds, İran Azerisi bir baba ve Türk bir annenin kızı. Edmonds’un 1988’de ABD’ye öğrenci olarak gelmeden önce İran ve Türkiye’de yaşadığı biliniyor. İyi derecede Türkçe, Farsça, İngilizce ve Azericesi var. George Washington Üniversitesi’nde psikoloji ve ceza hukuku öğrenimi gördükten sonra George Mason Üniversitesi’nde kamu politikası ve uluslararası ticaret alanlarında yüksek lisans yaptı. Eski bir Federal Soruşturma Bürosu (FBI) çevirmeni ve Ulusal Güvenlik Muhbirleri Koalisyonu’nun (NSWBC) kurucusu olan Edmonds Mart 2002’de FBI’nın Washington ofisinden kovulmasıyla kamuoyunun dikkatini çekti. ABD makamları Sibel Edmonds’u, Türk uyruklu kişilerin eylemlerini örtbas etmekle, güvenlik açıkları ve istihbarat sorunları gibi ulusal güvenliği tehdit edici eylemlerle suçlamıştı. Edmonds Türk kökenli ve Türkiye dostu.

İşte bu Edmonds kendisiyle gerçekleştirilen bir söyleşide, 15 Temmuz darbe girişiminin, Amerika Federal Soruşturma Bürosu FBI-Gülen işbirliğiyle hazırlanmış bir darbe provası olduğunu ifade etmiş, “Eğer ki “Erdoğan kazandı ve bu iş burada bitti, her şey kontrol altında” diye düşünüyorsanız açıkça söyleyeyim hayır, kesinlikle durum böyle değil. Çünkü bence bu, iyi planlanmış, kapsamlı bir gerçek darbe değildi. Bu onların A planıydı. Deneme, ısınma hareketi niteliğinde bir darbe girişimiydi. Erdoğan’a karşı asıl büyük darbe ise yolda.” demişti. (Bkz. http://hurseda.net/Dunya/171522-Eski-FBI-calisani_-Turkiye-icin-asil-darbe-yolda.html )

Bu kadar mı? Tabiki değil! Çok değil bir kaç hafta önce, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a karşı darbe olabileceğini 15 Temmuz’dan dört ay önce yazan ABD’nin Ortadoğu ve Türkiye uzmanı eski Pentagon çalışanı, Neo-con yazar Michael Rubin, The American Enterprise Institute’da yayımlanan yazısında üçüncü bir darbenin gerçekleşeceğini ve bunun Erdoğan’ın canına mal olabileceğini, “ölümcül siyasal şiddet daha muhtemel hale geldi” yorumuyla öne sürmüştü. (Bkz. https://tr.sputniknews.com/abd/201610131025269737-michael-rubin-tayyip-erdogan-darbe/ )

Rubin; “Erdoğan’ın kutuplaşmış Türkiye’yi “düdüklü tencereye koyduğunu”, bu durumda normal siyasi rekabetin basıncı azaltamadığını, bunun da ölümcül siyasi şiddeti daha olası kıldığını, Derin devletin doğasının Susurluk skandalında görüldüğü gibi siyasi ve etnik gruplara ulaşmak olduğunu, “Erdoğan’ın suikasta uğraması” durumunda geriye kalan derin devletin açılan boşluğu doldurabileceğini belirtmişti. Ben de durumdan vazife çıkararak; 13 Ekim 2016’da “MİT uyumasın ABD Erdoğan’a suikast planlıyor!” demiştim. (Bkz. http://www.kafkassam.com/mit-uyumasin-abd-erdogana-suikast-planliyor.html ) Aslında ABD’nin suikast hazırlığına dair haberlerin basında yer alması Eylül 2015’e uzanıyor. Sibel Edmonds’un, Alexander Dugin’in, Michael Rubin’ın Ve son olarak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sözlerini üst üste koyun kararı siz verin; CIA üçüncü dalga darbe hazırlığında mı değil mi?
Ömür Çelikdönmez
Twitter: @oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com

Yorumlar