ARADA KALAN TÜRKİYE: AFRİN-RUSYA/ MENBİÇ-ABD

ABŞ qardaş ölkəyə terrorçular üzərindən təhdid yaradır

XVII. YÜZYILDA KIRIM HANLIĞI’NDAKİ GELİŞMELER

Հայաստանի չորրորդ նախագահի լիազորությունները

CIA Başkanı Pompeo neden Türkiye’de?

Gündem, Türkiye 9 Şubat 2017
1.188

Amerika Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın telefon görüşmesinin ardından, CIA Direktörü Mike Pompeo’nun yarın Ankara’ya geleceği açıklandı. Erdoğan ve Trump, görüşmede “yakın işbirliği” temelinde fikirlerini ifade etti. İki ülke arasındaki istihbarat paylaşımı açısından müttefiklik ilişkisi de vurgulandı. Bu kapsamda, CIA Başkanı Mike Pompeo ilk yurt dışı ziyaretini Ankara’ya gerçekleştirecek. Pompeo, Türk yetkililerle PYD ve Fethullah Gülen’in iadesi başta olmak üzere bölgesel gelişmeleri değerlendirecek. Anlaşılan o ki Trump saygı duyduğu Türk lider Erdoğan’ın taleplerine, “sen onu benim külahıma anlat!” türünden davranış sergilemedi, Türk yetkilileriyle Fetö başta olmak üzere YPG ve diğer konuları konuşmaları için, CIA’nın Marko Paşası’nı gönderiyor. Bu Beyaz Saray’ın Türkiye’ye yönelik politika değişikliğin göstergesi. Hatırlarsanız Obama; Erdoğan ile görüşmelerini haberleştirdiği Beyaz Saray paylaşımlarında bir elinde beyzbol sopasıyla poz vermeyi ihmal etmiyordu. Dünya kamuoyu şimdi beyzbol sopasının nerede olduğunu çok iyi biliyor!

Bu açıdan bakıldığında CIA Başkanı Mike Pompeo’nun Türkiye ziyareti Türkçe bir atasözünü gündeme taşıyor. Biz Türkler “-büyük lokma ye, büyük laf etme!” deriz. ABD başkanı Donald Trump’ın, Amerikan istihbarat teşkilatı CIA’in başına getirdiği Mike Pompeo’un Türkiye’ye bakış açısı mevcut Türk hükümetinin pekte hoşuna gidecek gibi değil. Nitekim Temsilciler Meclisi üyesi Mike Pompeo, Türkiye’deki darbe girişiminin ardından çok konuşulacak bir tweet atmış, darbe girişimi sonrası Türkiye hükümetine destek çıkan ve öven İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif’e şu cevabı vermiş: “İran da Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hükümeti kadar demokratik… Her ikisi de İslamcı totaliter bir diktatörlük.” İfadelerini kullanmıştı. Kaderin cilvesine bakın ki şimdi kalkıp ta okyanus ötesinden Erdoğan’ın talimatlarını almak için geliyor. Her ne kadar bazı çevreler, istihbarat servisleri üzerinden ilişki kurulmasının riskli olduğunu falan söyleseler de Trump’ın YPG’yi silahlandıran ABD ordu güçlerinin ne yapmaya çalıştığını anlamak için CIA başkanını göndermesi ve CIA başkanının ilk ziyaretini Türkiye’ye yapıyor olması, ABD’nin yeni yönetiminin Türkiye’ye verdiği önemi ortaya koyuyor.

CIA Başkanı Mike Pompeo’un Türkiye’yi yakından tanıdığı söylenebilir. Çünkü CIA başkanı olmadan önce; Turkish-Coalition of America sitesinde yer alan bilgilere göre, Mike Pompeo Türk-Amerikan İlişkileri ve Türk Amerikalılar Kongre Kurulu üyesi olarak görev yapmıştı. Washington’da İran karşıtı söylemleriyle tanınan Mike Pompeo’un, İran için askeri operasyon dahil her türlü seçeneğin masada olduğunu söyleyen Trump’ın açıklanmasından sonra Türkiye’ye gelecek olması dikkat çekiyor. Türk medyasında yazılıp çizilenlere bakılırsa; Türkiye’deki temaslarında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından kabul edilecek olan Mike Pompeo; FETÖ ile mücadele, Fetullah Gülen’in iadesi süreci, örgütün Türkiye’de yaptıkları ile ABD’deki yapılanması konuları da gündeme gelecek. Ziyarette Türkiye’nin Fırat Kalkanı’nda birlikte mücadele ettiği ÖSO ile ilgili görüşmeler yürütülecek. Rakka operasyonunun ÖSO işbirliğiyle yapılması planlanacak. Görüşmede YPG/PYD konusuyla PYD’ye verilen her türlü siyasi ve lojistik desteğin kesilmesinin de gündeme gelmesi bekleniyor.

ABD yeni yönetiminin Ortadoğu’da yeni bir zafere ihtiyacı var! Ancak bu zaferin ilk aşaması, Donald Trump tarafından belirlendi. Hatta Trump seçim kampanyası sırasında, ABD Başkanı Barack Obama ve Demokrat Parti adayı Hillary Clinton’ı doğrudan hedef almış, “IŞİD’i Obama kurdu, yardımcılığını da Clinton yaptı” demişti. (Bkz. http://www.ntv.com.tr/dunya/trump-isidi-obama-kurdu,IvjbKqlmhkqaoLmoZdSxtw ) Trump, geçtiğimiz günlerde detaylı bir askeri strateji konusunda generalleriyle toplantı düzenledi ve kabine üyeleri ile Genelkurmay Başkanı’na 30 gün içerisinde hemen uygulamaya geçirilebilecek şekilde IŞİD’e karşı bir plan hazırlamaları talimatı verdi. Taktik detaylar olmasa da, askeri kampanya konusunda Trump, geçen Ağustos ayında yaptığı bir konuşmada, “radikal İslam” ideolojisiyle daha etkili mücadele edilmesi, aşırı kapsamlı taramalar içeren göçmenlik uygulamaları, Amerika’yı Ortadoğu’da ulus inşası ve rejim değiştirme faaliyetlerinden uzaklaştırmak ve IŞİD ile El Kaide’ye karşı Rusya ile ittifak kurmak gibi, genel hatlarıyla bazı siyasi çizgiler paylaşmıştı. Şimdi o fırsat Erdoğan görüşmesiyle ayağına kadar geldi. Türkiye’nin de desteğiyle ABD ordusunun IŞİD’i yenilgiye uğratabileceği bir süreç yaşanabilir.

CIA Başkanı Mike Pompeo, Trump’ın ihtiyaç duyduğu zaferi kotaracak adam. Aynı zamanda önümüzdeki süreçte ABD ve İran arasında yaşanabilecek savaş öncesi, Türk meslektaşlarının görüşlerini almak içinde geldi. Çünkü o baştan belirtildiği gibi iflah olmaz İran düşmanı. İran; Obama yönetiminden aldığı destekle, Türkiye’yi Suriye ve Irak’ta denklem dışında tutmayı bir şekilde başarmıştı. Aynı İran Trump’ın hışmından korunmak için Türkiye’yi yanına çekebilecek mi? Hep birlikte göreceğiz. Trump idaresindeki ABD, yeni bir pasifik savaşı hazırlığında. Müttefikleri belli. Bu savaşta Türkiye’ye duydukları ihtiyaç kesin. Türkiye’nin askeri gücünden ve Türk Cumhuriyetleri ile olan ilişkilerinden faydalanmak istiyorlar. Çin’in Ortadoğu’dan ve Asya’dan kuşatılması ve Çin’in Ortadoğu’daki özellikle Türk Cumhuriyetlerindeki doğalgaz, petrol gibi enerji kaynaklarından uzaklaştırılmasında, Türkiye’nin elini taşın altına koymasını bekliyorlar.

ABD’nin yeni yönetimi, Türkiye önderliğinde kurulan Turan Ordusu’nu Çin’le olan savaşında müttefiki görüyor olmalı ki; Türkiye’nin sınırları dibindeki ufak tefek taleplerini karşılamayı sorun yapmıyor. Biliyorsunuz; Türkiye Azerbaycan ile birlikte Turan Ordusu kurucularından. Kamuoyunda “Turan Ordusu’nun tam ve resmi adı; “Avrasya Askeri Statülü Kolluk Kuvvetleri” Avrasya Askeri Statülü Kolluk Kuvvetleri (Avrasiya Hərbi Statuslu Hüquq-Mühafizə Təşkilatı / The Association of the Eurasian Law Enforcement Forces with Military Status ) adı altında, Türkiye, Azerbaycan ve Kırgızistan ve Moğolistan’ın yer aldığı bu askeri örgütlenmenin temeli 2011 yılında Ankara’da atıldı. Örgütün ana karargâhı Ankara olarak belirlendi ve kuruluş amacı, “Askeri statülü kolluk kuvvetleri arasındaki işbirliği ve dayanışmayı geliştirmek” olarak açıklandı. ( Bkz 08 Aralık 2015/http://www.kafkassam.com/ Rusya Azeri Petrolüne Saldırdı, Türkiye Musul’la Cevap Verdi! )

Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com

Yorumlar