Rusya Müftüsünden, Cumhurbaşkan Erdoğana kutlama mesajı

Rus senatör: Erdoğan’ın zaferi Türk-Rus ilişkilerinin artmasına fayda sağlayacak

Almanlardan Suriye hamlesi!

ELÇİBEY DÖNEMİ TÜRKİYE AZERBAYCAN İLİŞKİLERİ (7 HAZİRAN 1992- HAZİRAN, AĞUSTOS 1993)

Çeçenistan, Rusya, Türkiye

Rusya 4 Temmuz 2015
1.741

Türk- Rus rekabeti, mücadelesi 500 yıllık bir geçmişe sahip neredeyse. Son 20 yıldır bu mücadele hem doruk noktasına çıkmış ve hem de kendi içinde bir denge oluşturarak stratejik işbirliği imkânları oluşmuştur. Türkiye ile Rusya’nın birbiriyle sınırları olmamasına rağmen sınır komşusu gibi karşılıklı etkileşim, işbirliği ve rekabetleri söz konusudur. Çarlık dönemi, SSCB dönemi Rusyası ile Federasyon dönemi Rusyasının birbirini tamamlayan politikaları Türk Rus rekabetinin temelini oluşturur.

SSCB dağıldıktan sonra kurulan Federasyon Rusyası özellikle soğuk savaşı dönemi atmosferinde oluşmuş Türk, Türkiye ve Türk dünyası hakkındaki algılarında tereddütlere mahal bırakmadan fikri sabitle hareket etmeyi planlamıştı. Fakat gelişen olaylar ekonomik ve sosyal değişim Rusların kafasındaki bu olumsuz algıyı fikri sabiti değiştirmesi konusunda zorlamaya başladı. Ruslar artık soğuk savaşın bittiğini dünyanın yeniden kurulduğunu ve hatta bu yeni düzende Rusları Moskovanın kuzeyine hapsetmeye çalışan bir sistemin var olduğunu anlamaya başladılar. Bu sistemin sahiplerinin ise Protestan-Katolik ve bir kısım Ortodoks mezheplerine bağlı Hıristiyan ülkeleri olması Rusları oldukça şaşırttı.

Gelişen olaylar doğu batı, Rus-AB-ABD rekabeti bir din savaşı olmaktan çıkmış adeta batının doğuya hegomonik baskısı haline dönüşmüştür. Batıdan bakıldığında Rusyanın SSCB dağıldıktan sonra oluşan sorunlar yumağı yumuşak karın bölgeleri vardı. Türkistan coğrafyası, Kafkaslar Baltık Cumhuriyetleri vb konular ve coğrafi sahalar Rusyaya karşı geliştirilecek politikalarda önemli kavşak noktalarıydı. Bu bölgeler hem operasyona açık ve aynı zamanda da hem de kendi içinde gerçekten Rusya’nın tutumundan kaynaklanan büyük sorunlara sahipti. Ruslar brütün sorunları aynı kaba koyarak tek bir yöntemle çözme yolunu seçti.

Bu yöntem çoğu zaman kaba kuvvet ve şiddete dayalıydı. Ruslara göre her hangi bir sorun yoktu ve bölgede gelişen olaylar ise Batının Rusları Moskovanın kuzeyine geriletmek için oluşturdukları suni sorunlar, bahaneler olarak gördü. Bu bağlamda SSCB’nin dağılmasıyla birçok devlet bağımsız olma yolunda hamleler yapmaya başlaması Kuzey Kafkasyada da bazı kıpırdanmaların oluşmasının önünü açmıştı. Çeçenistan hakkında en fazla konuşulan ama o nispette de az bilinen bir coğrafya olarak birden dünya gündemine düştü. Çeçenistanda Rusyaya karşı bağımsızlık mücadelesi adı altında verilen mücadele zamanla Rusları Moskovanın kuzeyine itmek isteyen güçler tarafından istismar edilmeye başlandı.

Verilen mücadelenin adı İslami Cihad idi ve İslam dünyasında karşılığı olan bu kavramın içini dolduranlar farkında olmadan Çeçenistanı ve Çeçenleri bir felaketin uçurumuna sevkediyorlardı, sırf Kafkasyadan Ruslara bir cephe açabilmek için. Görünürde mücadele bağımsızlık mücadelesi idi ama netice itibariyle bağımsız olacak bir Çeçenin kalmadığı bir sona doğru giden coğrafya adına mücadele ediliyordu. Bu kısır döngüden hızla çıkılması Batının Rusya ile verdiği vereceği mücadelede Türkleri Müslümanları kullandırmamak gerekiyordu. Mücadelenin neticesinde kazanacak olan Batı, ama kaybedecek olan ise Türklerdi. Zira Batı kazandığı için Türkler kazanmıyor, aksine 1. Dünya savaşında olduğu gibi Almanlar/batı kaybettiği için kaybeden Türkler oluyordu.

Çeçenistan otonom yani içişlerinde bağımsız dışişlerinde Rusyaya bağlı bir barış sürecini hızla hayata geçirerek üzerinde bir Çeçenin bile yaşayamayacağı topraklarda bugün bir milyonu aşkın nüfusun yaşadığı bir sisteme geçilmişti. Kazanan Çeçenler olunca bölgede huzur ve refahın artması sürekli birilerini rahatsız etti.

Çeçen cihadı algısını Rusyaya karşı kolay bir mücadele yöntemi olarak kullananlar bölgeden kolay kolay vazgeçmeyerek işi terör boyutuna dönüştürdüler ve legal Çeçen yönetimine karşı mücadele eden ElKaide -Vehhabi militanların bölgede tutunmalarına yardımcı oldular. Türkiye Çeçenistandaki gelişmeleri duygusal bağlamda değerlendirmekten vazgeçerek bölgeyi yerinde öğrenmeyi ve böylece Rusyaya karşı verilen buradaki mücadelenin ne anlama geldiğini görmeye başladı. Özellikle Putinin İstanbul seyahatinden sonra Çeçenistanda meydana gelen patlamalar, İstanbuldaki canlı bomba olayı Türkiyenin Çeçenistan algısını değiştirdi. Legal yönetimi temsil eden Ramazan Kadirov ile ilgili olumsuz tutum değişmeye başladı. Türkiyedeki elkaide vehhabi baskı gruplarının tesiriyle hükümet Kafkasyadaki cihatçılara daha yakın bir duygu içerinden çıkarak bölgeyi yalın görmeye başladı. Türkiye Rusya ilişkilerinde son günlerde meydana gelen gelişmeler Çeçenistan üzerinden bozulmaya çalışılacaktır.

Ortadoğu ve Soçi-2014 Kış Oyunları Olimpiyatları gündeme geldiğinde Çeçenistan’da terörle eşdeğer bir yapı sürekli gündemde tutuldu. Ama son zamanlarda özellikle Rus-Türk ilişkilerinde sıcak gelişmeler yaşandığında Çeçenistan, Moskova-Ankara ilişkileri açısından da bazı güçler tarafından terör bölgesi olarak tekrar gündeme getirildi. Ve İstanbul’da yapılan terör saldırısında Dağıstan bağlantılı bir insan kullanıldı. Putin – Erdoğan görüşmesinin ardından Çeçenistan Cumhuriyeti’nde büyük bir saldırı oldu. Çeçenistan’da oluşturulan ‘radikal İslamcı’ elkaide vehhabi unsurlar Rusya’ya karşı kullanılarak Türk-Rus ilişkilerine darbe vurulmaya çalışıldı. Legal Çeçen yönetimi Kadirovun liderliğinde Rus-Türk ilişkilerinde kilit noktaya gelmesinden rahatsızlık duyulmaya başlandı. Çeçenler üzerinde oluşturulan algı çökmeye başladı.

Çeçenistan’da karikatür protestosu

Özellikle Fransa’daki karikatür krizinden sonra Çeçenistan’ı hem Rusya hem de dünyaya karşı bu tür terörist eylemlerle anılacak bir bölgeye dönüştürülmek istiyorlardı. Zira 20 yıllık algı ve bu algıyı harekete geçirecek Fransanın karikatür şaşkınlığı sonrası gelişen baskın eyleminden sonra Çeçenistan merkezli olası eylemler bekleniyordu.

Fransa gibi dünyada hassasiyetler üzerinden siyaset yapan ülkeler terörün psikolojik alt yapısını oluşturdu. Ama 800 binden fazla insanın toplandığı demokratik tepki, Çeçenistan’a yönelik uluslararası kamuoyunda yanlış algıyı ortadan kaldırdı. Dünya Çeçenistan’da terör saldırısı beklerken Çeçenistan Cumhuriyeti Başkanı Ramzan Kadirov bu görüşü temelden sarstı. Çeçenistan’ın yaptığı 800bin kişilik büyük eylem demokratik tepki kültürünün dışına çıkılmayarak eylem bekleyenlere iyi bir ders oldu.. Kuzey Kafkasya’nın her yerinden Müslümanların eyleme katılması ve demokratik tepkiyi ortaya koyması artık önümüzdeki dönemde Çeçenistan’ın dünyadaki imajını sağlamlaştıracak. Bu Rus-Türk ilişkileri açısından da oldukça önemli bir gösteri olarak tarihe geçecektir .

1 milyona yakın insanın Çeçenistan’da böyle bir demokrasi eylemi yapması dünyaya anlamlı mesaj verdi. Bu Çeçenistan’ın olumsuz imajını değiştirecek. Türkiye’de Kadirov’la ilgili bazı İslamcıların yanlış görüşleri var. Bu eylem sayesinde Kadirov’un nasıl bir lider olduğu ve İslam’ın Çeçenistan’da nasıl yaşatıldığı ortaya çıktı. Türkiye’de Çeçenistan iktidarı konusunda olumlu imajın artacak Bu da Rus-Türk ilişkileri açısından son derece önemlidir.

Dr. Hasan oktay
KAFKASSAM BAŞKANI

Yorumlar