İngiltere’nin Gazprom kararının perde arkası!

Հայաստանի տնտեսական ակտիվության ցուցանիշը հունվար-մայիսին աճել է 8.6 տոկոսով

İsrail-İran kəşfiyyat müharibəsinin yeni cəbhəsi-Afrika…

Olası ABD – İran çatışmasında Türkiye’nin izleyeceği strateji ne olur?

bugün pek fazla kimse bilmez… ali fuat başgil diye bir adam varmış

Gündem 29 Haziran 2017
647

1893’de doğmuş benim doğduğum yıl olan 1967’de dar-ı beka’ya göç etmiş.
hukukçu, devlet adamı, siyasetçi, felsefeci, doğuya da batıya da vakıf gerçek bir aydın olan,
kendisini “memleketçi, milliyetçi, maneviyatçı ve terakkici-muhafazakâr” olarak tanımlayan “ali fuat başgil” ülkemiz fikir hayatının deniz fenerlerinden birisidir..
1961 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adaylığını gerici ve yobaz olduğu ithamıyla ve silah zoru ile tehdit edilerek geri çekmek zorunda kalmıştır.
oysa kendisine gerici ve yobaz diyenlerin havsalasının alamayacagi kadar meziyete, ufka, ilme, ahlaka, saygınlığa sahip bir insandı.
paris siyasi bilimler yüksek okulu ve ünlü sorbon üniversitesi felsefe bölümünden mezundu.
lahey devletler hukuku akademisinden aldığı sertifika ile hukukçu kimliğine kavuşan ali fuat başgil hukuk alanında ordinaryus profesörlüğe kadar yükselmişti.
ama, tek tipçi, jakoben, sekülerci, mütehakkim, seçkinci, darbeci ve dışa bağımlı aydın sınıfınca cumhurbaşkanlığına adaylığını koyması hazmedilecek bir davranış değildi. bu had bilmezlik(!) onları öyle ürküttü ki ülke içinde nefes almasına bile izin vermediler.
gerçek bir hukuk adamına dün bu zulmü reva görenlerin fikir kökü üzerinde neşvü nema bulan bugünkü aydın ve siyasetçi sınıfı güya “adalet” için yürüyüş yapmaktadırlar.
oysa bu yürüyüş; dün kamu gücünü elinde bulundurarak ali fuat başgil’e özgür iradesiyle halkın karşısına cumhurbaşkanı adaylığı ile çıkmasına izin vermeyenlerin artık kamu gücünü kaybettiklerinden
bugün hak ve adalet istismarı ile kendi sınıfından olmayan erdoğan’ı alaşağı edip kendi sınıflarının ipini elinde bulunduran dış devletlere ve küresel güçlere dayanarak iktidara gelmek ve efendilerine hizmet etmek içindir.
elbette adalet, özgürlük, demokrasi kavramlarının hayatımıza yansıması ile ilgili sorunlar yaşadığımız zamanlar oluyor.
elbette şu anki adalet, özgürlük ve demokrasi seviyemiz daha da yüksek olmalı…
ama, örnek vermek gerekirse dün salıverilen “kavurmacı” için damatlara işleyen hukuk diyen ve salıverilmesini şiddetle kınayan bir siyaset kişisi, tekrar tutuklanan “kavurmacı”nın salıverilmesini savunuyorsa “adalet”ten başka bir şey için yürüdüğü apaçıktır.
ali şükrü beylerin, mendereslerin, ali fuat başgillerin, erbakanların başına gelenleri bilmesek,
cumhuriyet mitinglerini, 367 krizlerini, gezi olaylarını, 17-25 aralık hukuk darbelerini ve 15 temmuz darbe girişim ihanetini görmesek,
gerekliyse biz de yürürdük hiç şüphesiz tankların üzerine yürüdüğümüz gibi…
başta ali fuat başgil olmak üzere bedel ödeyen bütün fikir ve siyaset adamlarına selam olsun ruhları şad olsun.

ufuk doruk

Yorumlar