Yayınımız ses getirdi ‘Akın İpek’e Londra’da ev hapsi’

MASAK FETÖ’nün yurt dışına kaçırdığı dövizin peşine düşmeli!

Putin Trump Görüşmeleri Üzerine 2

İran’da devlet kadınlar karşısında pes etti

Bilimsel veya İdeolojik Materyalizm veyahut da Bilim Panteonunun Yeni Tanrıları Üzerine

Gündem 1 Ocak 2018
110

Türkiye her türden ideolojik saplantının bol miktarda bulunduğu bir ülke oldu. Hem de, sağcısı, solcusu, liberali, İslamcısı, teisti, ateisti, materyalisti, ruhçusu, felsefecisi, felsefesizi ile her sınıfından birçok kişinin; akılla, bilimle dalga geçercesine ve kendini Tanrı yerine koyarcasına konuştuğu, kesin hükümler verdiği bir ülke haline geldi. Bunlardan biri de Celal Şengör. Dünyaca tanınan ve alanında isim yapmış bu bilim adamı, tutuyor alanında ve alanı dışında ahkam kesiyor. Dinin felsefe ile, bilim ile bağdaşmayacağını, dayanaksız ve önyargılı bir şekilde, iddia edebiliyor, metafiziği reddediyor. Fiziğin metafiziksiz olamayacağı gerçeğini inkar ediyor. Koskoca felsefe tarihinde ana büyük akımları bırakıyor kenarda kıyıda kalmış materyalist, sözde bilimci ve sofistik gelenekleri yüceltiyor. Yunan hayranı da değil, çünkü her zaman yaptığı gibi, oradan da sadece metafiziği reddedenleri ayıklayıp yüceltiyor. Fatih’in Müslüman olmadığını bilecek kadar tarih bilgisine bile sahip (!!!) Evrende müthiş bir israf olduğunu anlayabilecek büyük bir zeka (!!!) Teist bir evrim anlayışının olduğunu bir kenara bırakıp ateist evrimciliğin tek doğru olduğunu savunuyor. İslam’da doğma olmadığını bilmeden dinlerin doğmalardan hareket ettiğini iddia edebiliyor. Kur’an’da geçen Nuh tufanını, yedi günde yaratmayı “masal” olarak niteliyor ve sanki anlamını çözmüş gibi, “yok böyle bir şey” diyor. İnsanlık tarihinin çözemediği, “aklın mahiyeti” gerçeğini çözmüş görünüyor. Anlayacağınız sadece her şeyden anlamıyor, her şeyi biliyor. Hem de kesin bir inançla. Sanki bilim panteonunun tanrılarından birisi. Bu yüzden alaycı ve şımarık bir edayla konuşuyor. Hep savunduğu “hayatta en hakiki mürşit ilimdir” sözünün anlamını inkar edercesine davranıyor. Türkiye’deki bilimsel zihniyeti, birçok yönden haklı olarak, eleştiriyor, üniversite olmadığını söylüyor, ama kendisi Türkiye’de bir üniversitede çalışıyor ve yalnızca kendi kanaatlerine bilim adını veriyor. Ne diyelim, Peyami Safa merhum din yobazı ve devrim yobazından bahsetmişti, ülkemizin verimli toprakları şimdi de bilim yobazını üretti.
İbrahim Maraş

Yorumlar