Türkiyə bu seçkilərə hazırlaşa bilmədi”

Эксперты прогнозируют победу Эрдогана на президентских выборах в Турции

Beşinci Nesil Uçaklara üzerine : F 35 – Su 57 (Birinci Bölüm)

Güney Kore Cumhurbaşkanı Moon’un Rusya Ziyareti

Aydın ve vicdan

Türkiye 17 Şubat 2016
504

AAydınydın ve Vicdan!..

Son beş yıldır, bilinçli olarak adım adım cehlin karanlığına sürüklendi ülkemiz. Yetmedi, iflah olmaz bir muhteris, iki dudağının arasına sıkıştırmaya çalıştığı seksen milyonluk bir devleti uçurumun kenarına getirdi…
***
Yıllardır bir türlü doymak bilmeyen bir haris…
Hükmetme histerisini bir türlü yenemeyen bir muhteris…
İslâm adına İslâm’ı töhmet altına sokan ucube bir zihniyet!
Özellikle Suriye meselesinde atılan her adımda yaşanan hezimet!
Her hezimetten sonra yeni hezimetlere yelken açan anlamsız hamleler…
İçeride arş-ı âlâya dayanan yolsuzluk, vurgun, talan, devlet eliyle soygun, irtikâp, hile, desise, adam kayırma, hak yeme, hukuku ayaklar altına alma, devlet adamlığı adı altında kanunları çiğneme, yargıyı emir ve komuta düzenine getirip ve emirle karar veren hukuksuzluk abidesi hâline getirme…
***
Soğuk savaş dönemi yeniden hortladı…
Sıcak savaşın bir metre eşiğindeyiz…
Bizim olmayan bir savaşa girip, Mehmetçiği kırdırmamıza bir adım kaldı…
Sadece üç milyona dayanan mültecileri üstlerine salarız kaygısıyla bizimle konuşan Batılı ülkeler…
Bütün komşularımızla kanlı bıçaklı olduk…
Batı, Suriye’de elinden Rusya’ya kaptırdığı inisiyatifi kotarabilmek veya kuyruğu dik tutabilmek için Suudi despotlarını piyon olarak kullanmak isterken, biz de gönüllü olarak Batı’nın aleti olmaya çalışıyoruz…
Batı, bizi Rusya’ya yem olarak kullanmayı yeğlerken, biz durumun vahametini kavrayamıyoruz…
Ya da onca yolsuzluğun bir gün mutlaka mahkeme önüne getirildiğinde paçayı kurtarmanın mümkün olmayacağı bilindiği için; ülkeyi ateşe atmaktan medet umuyoruz…
***
Bin yıllık devlet geleneği, yetmiş yıllık demokrasi tecrübesi ve her zaman sözü dinlenir, güvenilir bir ülke olan Türkiye’nin düştüğü hazin duruma bakınız…
***
Bakınız da…
Kim bakacak bu duruma, mirim azizim?!
Dağdaki çoban mı?
İnşaatlarda asgari ücret karşılığında, kürek sallamaktan eli kabar kabar olmuş, demir bağlayan, kalıp çakıp beton döken amele mi?
Bu ülkeyi, bu zilletten pazarlarda “ikizlere takke” diye bağıran pazar esnafı mı kurtaracak?!
Yoksa…
Vicdan sahibi aydınlar mı elini taşın altına koyacak?!
Safiyane bir yaklaşımla ama yanlış bir metinle ortaya çıkan bir kısım aydın baskı altına alındı diye susulacak mı?
Daha açık bir şekilde sorayım:
Tırstık mı?
Vicdan sahibi aydın hiç tırsar mı yahu?
Hasan Cemal ve Cengiz Çandar’dan başka aydını yok mu bu ülkenin?
Tamam.
Jean-Paul Sartre’mız yok, Emile Zola’mız da yok!
Ama Sartre ve Zola olmaya aday aydınlarımız da mı yok?!
Geniş zamanda nutuklar atmak kolay!
Dar zamanda nereye kamuflaj oldunuz, aydınım, münevverim, mürâim, canım efendim?
Ülke bir savaşa sürüklenirken; siz, geceleri başınızı yastığa koyunca rahat uyuyabiliyor musunuz?
Yoksa…
Adam sen de… Bu vicdan dedikleri ne menem şeydir ki!
Mücerret!
Ha?
***
Bir de…
İslâm Peygamberinin o güzel dinini yozlaştırıp dinsizlikle aynı seviyeye indiren numaracı dindarlara inat…
Hâlâ İslâm’ın yüklediği bütün vecibeleri bihakkın yerine getiren, harama el uzatmayan, nefsine hâkim olmayı becerip gizlice harama uçkur çözmeyen…
Dünya nimetleri için, makam ve mevki için, iki büklüm eğilip teslim olmayan…
Beyt-ül mala tamah etmeyen, yalana, talana, vurguna alet olmayan, vicdanının hür sesine kulak veren…
İslâm dininin saçtığı nurla tenevvür eden…
Gerçek münevver Müslümanlar neredeler?
Kıran mı girdi içinize?
Niye susuyorsunuz?
Vicdan, sizler için de mi mücerret?!
Ha?
Cahit Kılıç

Yorumlar