Türkiyə bu seçkilərə hazırlaşa bilmədi”

Эксперты прогнозируют победу Эрдогана на президентских выборах в Турции

Beşinci Nesil Uçaklara üzerine : F 35 – Su 57 (Birinci Bölüm)

Güney Kore Cumhurbaşkanı Moon’un Rusya Ziyareti

Ankaragücü şampiyonluğunun Genelkurmay başkanının resimleriyle ne ilgisi var ?

Gündem 30 Nisan 2017
899

Ankaragücü’nün şampiyonluğu ne anlama geliyor? Ankara’da kartlar yeniden karılıyor. Ankaragücü’nün şampiyonluğu ile eski cumhurbaşkanı Abdullah Gül, mevcut Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve hem Gül’ün hem de Tayyip Erdoğan’ın danışmanlığını üstlenen Şükrü Karatepe’nin gençlik yıllarında Londra’da çekilmiş resimleri üzerinden Ankara’daki kartların yeniden karıldığını söylemek ne kadar mümkün? İki örneklem üzerinden her türlü yorumun spesifik olacağını hemen belirtmeliyim. Ancak spor uzmanları ve siyaset bilimciler her iki olayında tesadüf olmadığını düşündüklerinden bende kendi perspektifime yansıyanları sizlerle paylaşmak istedim. İktidar ve spor ilişkisini, sporun siyasallaştırılmasını, hukukun siyasallaşmasının nasıl sporu terörize etmeye çalıştığını yakın bir zamanda Türk futbol tarihinin en çok konuşulan isimlerinden birisi olan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın şike davasında görmüştük. Diyarbakır/Ergani doğumlu, Aziz Yıldırım’ın sahibi olduğu Maktaş Mühendislik firması, dava sürecinde, NATO altyapı ihalelerine katılan önemli inşaat firmalarından birisiydi.

Siyasette ve sporda yaşananlara bakıldığında Bizans entrikaları sözü hemen aklıma geliveriyor. Aslında yaşadığımız topraklarda spor ve iktidar ilişkisi tarih boyunca hep vardı. Bizans’ta spor demek iktidar demekti. At yarışları yüzlerce yıl Bizans’ta sosyal hayatın merkezi olmuştu. Heyecan ve adrenalin dolu bu spor, rekabet ve gruplaşmayı doğurdu. Farklı siyasi, askeri, dini ve ekonomik sınıflar farklı takımların bayrakları altında toplanınca, bu takımlar kişilerin ekonomik ve sosyal kimliklerini temsil eder konuma erişti. Doğu Roma’da (Bizans) hem Hıristiyanlığın yerleşmesi hem de getirdikleri finansal yük gladyatör oyunlarına yönelik ilginin kaybolmasına ve ortadan kalkmalarına sebep olmuş, buna rağmen yine en eski geleneklerden olan hipodromdaki at arabası yarışları önemini ve etkisini korumaya devam ettirmişti.

Roma’dan kalan geleneklerin büyük oranda sürdürüldüğü bu yarışlarda Maviler, Kırmızılar, Beyazlar ve Yeşiller olarak adlandırılan dört taraftar grubu olduğunu biliyoruz. Bu gruplardan özellikle Doğu Roma’da kuvvetli olanlar ise Maviler ve Yeşiller. Onlardan birinin parçası olmak Bizans vatandaşları için o kadar büyük önem ve onur olduğundan, günlük hayatlarında bile taraftarı oldukları grubun renklerini giymeyi tercih ettikleri biliniyor. Ayrıca bu genç ve heyecanlı holiganların farklı saç kesimleri ve tarzlarının yanında, tribünde yaşananları sokağa taşımak, eylemlerde etkin olmak, politik ve dini görüşleri nedeniyle sıklıkla çatışmak gibi özellikleri de bugüne aktarılan detaylardan. Yaşadığımız çağın tribün gruplarıyla çok yoğun benzerlikler taşıdıklarını söylemek güç değil. Bir farkla! O farkta şu, Bizans’ta Mavilerin ve Yeşillerin kavgası aynı zamanda iktidar kavgasıydı, Bizans tahtına çıkacak imparatoru, onların güç mücadelesi belirliyordu.

Sözü günümüze başkent Ankara’ya getirecek olursak, MKE Ankaragücü Profesyonel Futbol Takımı kent tarihinde önemli bir yere sahip. Birbaşka Ankara takımı Gençlerbirliği gibi fanatik taraftar kitlesine sahip. Kulübün Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ile arası limoni. 1910 yılında kurulan MKE Ankaragücü’nün, 1911’de kurulan tam anlamıyla 1922’de faaliyete geçen şubesidir. Mensup olduğu kurum nedeniyle askerlerle bir bağı olmuştur. Kurtuluş savaşı öncesinde, devam ederken ve sonrasında silah ve mühimmat imalatından çalışan işçilerin kurduğu Ankara spor tarihinde önemli bir yeri olan kulüptür. Bazı politik ve ekonomik müdahalelerle 1. Ligten düşen ve kümede top koşturan Ankaragücü, birkaç gün öncesine kadar, Ankara’ nın, 2. Lig’de mücadele eden futbol takımıydı, artık değil! Spor Toto 2. Lig Kırmızı Grup’ta sezonun bitmesine bir hafta kala şampiyonluğunu ilan eden MKE Ankaragücü, kupasını 19 Mayıs Stadı’nda kaldırdı. Kupa töreninde konuşma yapan Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Usta, taraftarlarca “sahipsiz Ankara” sloganlarıyla protesto edildi. Bunun üzerine MKE Ankaragücü Başkanı Mehmet Yiğiner taraftarları sakin olmaları yönünde uyardı. Melih Gökçek’in Ankaragücü’nün şampiyonluğuna sevindiğini belirten mesajları, taraftarlara inandırıcı gelmiş olabilir mi? sanmıyorum, çünkü taraftarların koşulsuz şartsız kulüplerine desteğine rağmen Melih Gökçek, yeni şartlar işleri sürerek, Ankaragücü’nde nüfuz oluşturmaya çalışıyor. (Bkz. http://www.sabah.com.tr/ankara-baskent/2017/04/29/ankaragucune-gokcek-teklifi ) Eğer bu haberler doğruysa, Ankaragücü’nde işler karışacak, sular durulmayacaktır. Çünkü Ankaragüçlülerin büyük bir çoğunluğu geçmişte takımlarının küme düşmesinde Melih Gökçek’in kulüplerine müdahalesini neden görüyor. Sonuçta başkent Ankara’da iktidar mücadelesi, kulüpler üzerinden devam edecektir. Kim ne derse desin Melih Gökçek ve takımının karşısında güçlü bir rakip vardır.

Resimleri kim servis ediyor neden ediyor? Referandum öncesinde Cumhurbaşkanının baş danışmanlarından Kayserili Şükrü Karatepe’nin eyalet yönetimi hakkındaki sözleri siyasal Kürt hareketinin eyalet talebiyle örtüştürülmüş ve anayasa değişikliğinin buna zemin hazırladığı tartışılmıştı. Bu tartışmayla birlikte Fehmi Koru’nun basına servis ettiği bir resim oldukça ilginçti. Fehmi Koru’nun ilk paylaştığı fotoğrafta, Koru, Gül ve Karatepe Hyde Park’da görülüyordu. Bu fotoğrafı çekenin Akar olduğu iddia edilmişti. Hatta bu resim yayınlandıktan sonra Fehmi Koru kendi sitesinden hayır oyu kullanacağını açıkladı. Birçokları Abdullah Gül ile yakınlığından dolayı Fehmi Koru’nun bu açıklaması ile Gül’ünde hayır vereceğini deklare ettiğini yorumladı. Bu resim sonrasında kafalara takılan soru, resmi çeken dördüncü şahısın kim olduğuydu?

Fotoğrafın çekiliş hikayesi şöyle; Kayseri Lisesi’nden okul arkadaşları olan Hulusi Akar o dönemde üsteğmendi. Akar 42 gün izin alarak İngiltere’ye gitti ve arkadaşlarını ziyaret etti. Dört arkadaş Exeter’den 3.5 saat mesafedeki Londra’ya da geçtiler. Amaçları hem Londra’da gezmek, hem de Üsteğmen Akar’ın izin kâğıdını Londra’da bulunan Askeri Ataşeliğe onaylatmaktı. Önce, Belgrave Square 43 numarada bulunan Türk Büyükelçiliği’nin ikinci katındaki Askeri Ataşeliğe gittiler. Daha sonra buradan çıkarak, yaklaşık 250 metre mesafede bulunan Hyde Park’a girdiler.

Biraz dolaştılar, yorulunca birer pound vererek şezlong kiraladılar ve oturup sohbet ettiler. Hava güzel ve güneşli bir gün olduğu için ceketlerini çıkarıp, şezlongların arkasına astılar ve günün anısına bir de fotoğraf çektirdiler. Daha sonra kalktılar, ceketlerini ve safarilerini giydiler, kuzeye doğru yürüdüler, Hyde Park’ın Marble Arch kapısından çıktılar ve sağa dönerek Oxford Street’e girdiler. Bu sefer de fotoğraf makinesinin arkasına Fehmi Koru geçti, şimdiye kadar hiç medyada görmediğiniz Hulusi Akar, Abdullah Gül ve Şükrü Karatepe’nin fotoğrafını çekti. (Bkz. http://www.hurriyet.com.tr/sosyal-medyada-cok-konusulan-kare-hulusi-akar-abdullah-gul-40442158 )

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ak Parti’ye üyelik sürecinin başlamasıyla medyaya servis edilen resimler hep aynı amaca yönelik. Her ne kadar Abdullah Gül; Türk tipi başkanlık sistemine karşı olduğunu belirtse de, partili cumhurbaşkanlığı yarışından kopmadığını göstermeye çalışıyor. Kendince haksızda sayılmaz, çünkü AK Parti içinde olan birçok siyasetçi ile AK Parti ile yükselen bazı bürokratlar, geçmişte Gül ile yakın ilişkiler içindeydi. Ali Babacan, Beşir Atalay, Ahmet Davutoğlu bu isimlerin başında geliyor. MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın, Cumhurbaşkanı başdanışmanlarından Şükrü Karatepe’nin iktidar ekibine dahil olması da Gül’ün tercihiydi. (Bkz. Deniz Zeyrek/ http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/deniz-zeyrek/gul-siyasete-mi-donuyor-40440716 )

Bir dostun ifadesiyle bu resimleri servis eden odak, “Asker Gül’ü cumhurbaşkanı görmek istiyor piar çalışması yapıyor ve bu şimdiden yapılan asimetrik bir operasyon.” Doğru olabilir. Çünkü CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Balıkesir’e referandum çalışmaları kapsamında gittiğinde, Kılıçdaroğlu’nu taşıyan özel uçak sivil uçuşlar için de kullanılan Bandırma 6. Ana Jet Üs Komutanlığı pistine inmişti. 6. Ana Jet Üssünde ana muhalefet lideri üste tören mangasıyla karşılanmıştı. Törenle ilgili fotoğraflar, Bandırma Belediye Başkanı CHP’li Dursun Mirza’nın Facebook sayfasında paylaşılmıştı. Fotoğraflarda Kılıçdaroğlu’nun tören kıtasını selamlaması ve komutanla görüşmesi de yer alıyordu. Kılıçdaroğlu hava üssüne indiğinde karşısında, Bandırma 6. Ana Jet Üs Komutanı Hava Pilot Tuğgeneral Ahmet Biçer, CHP Milletvekilleri Namık Havutça, Mehmet Tüm ve Ahmet Akın ile Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza’dan oluşan bir heyeti hazır bulmuştu. Bende, ‘olay basit değil’ yorumunda bulunmuştum. (Bkz. http://www.idealhaber.com/yazar/omur-celikdonmez/referandum-oncesi-kilicdaroglu-baskomutan-mi-oldu/149.html )

Birkaç gün önce Genelkurmay Başkanlığının konuyla ilgili başlattığı incelemenin tamamlandığı basında yer aldı. Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ünal, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun üs komutanlığında askeri törenle karşılanmasıyla ilgili incelemeye dâir konuşmuş, “”İnceleme, Sayın Genelkurmay Başkanı’nın direktifiyle başladı. Ben incelemeyi tamamladım, raporumu sundum. İki kelimeyle söyleyeyim, kasıt yok, kusur var” demişti. (Bkz. http://www.aljazeera.com.tr/haber/orgeneral-unal-kasit-yok-kusur-var ) Hürriyet gazetesinin manşete taşıdığı, “Karargah yedi konuda rahatsız “ başlığı ile Refandum öncesi Kılıçdaroğlu’nun 6. Ana Jet üssünde askeri törenle karşılanması ve son olarak bir önceki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile mevcut Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın Londra’da çekilmiş resimi, hatta Cem Küçük’ün fitilini ateşlediği “manyak islamcıların” -ifade adı geçene ait- Ak parti’den tasfiye edilmesini ve dahi Kutlu Doğum haftasının FETÖ projesi olduğuna dair yapılan tartışmaları ve Türkiye gazetesinin konuyla ilgili manşetlerini üst üste koyun, Türkiye’nin nereye gittiğine siz karar verin. Ben ne mi diyorum operasyon başladı! Düğmeye kim mi bastı?

Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com

Yorumlar