Türkiyə bu seçkilərə hazırlaşa bilmədi”

Эксперты прогнозируют победу Эрдогана на президентских выборах в Турции

Beşinci Nesil Uçaklara üzerine : F 35 – Su 57 (Birinci Bölüm)

Güney Kore Cumhurbaşkanı Moon’un Rusya Ziyareti

2019 yılında Türkiye seçmeni seçime gerek bile olmadan kendi devlet başkanını seçecek

Türkiye 20 Mayıs 2017
595

Doç.Dr.Haluk Safevi: “2019 yılında Türkiye seçmeni seçime gerek bile olmadan kendi devlet başkanını seçecek.”

Uluslararası ilişkiler uzmanı, doç.dr.Haluk Safeviyle 16 Nisan`da Türkiye`de gerçekleşen referandumun sonuçları ve bölgedeki jeopolitik durum üzerine konuştuk

-Artık 16 Nisan referandumu bitti ve Türkiye halkı kendi seçimini yaptı. Peki, sizce bu seçim Türkiye`nin kaderini nasıl değiştirecek?

-İlk önce, ta başından baktığımızda Türk dünyasında hiçbir zaman toplu yönetimin(bir topluluğn yönetiminin) olmadığını görüyoruz. Türkiye`deyse bu referanduma ve sayın Erdoğana kadar olan dönemde toplu yönetim sözkonusu olmuştur. En önemli etken Başbakan ve Başbakan`ın o kürsüye oturmasına neden olan Türkiye Büyük Millet Meclisi olmuştur, Cumhurbaşkanıysa şimdiye kadar orda bir görüntü özelliği taşımıştır. Bu referandumdan sonra ben eminim ki, Erdogan dizginleri kendi eline alacak, ki, almak zorundadır, buna karşı gelmek isteyen güçleri berataraf edecektir. Bu süreç biraz zaman alsa da, Türkiye devleti ve halkı bunu başaracaktır. Ama ben bu konuya biraz farklı yaklaşım sergilemek istiyorum. Birincisi, bu süreci kimi dış güçler, özellikle de Türkiye`de gözü olan, bu bölgede siyaset isteyen güçler istiyor mu? Hayır, istemiyor. Buna dün engel olmak istediler. Aslına bakılırsa, bu süreç Türkiye`de başlayalı bayağı olmuştu, sadece bazı dış güçlerin buna engel olması, süreyi biraz uzattı. Ama her ne kadar bu süre uzasa da, Türkiye bundan sonra yeni bir güce sahip olacak, Türkiye bölgede yepyeni bir soluk kazanacak ve ortaya yeni siyasiler çıkacak.

-Bu yeni güç kazanmış Türkiye nereye bakacak? Kimlerle dost olacak? Ona mı bakacaklar ve onunla mı dost olmak için çaba harcayacaklar artık?

– Türkiye devleti dünün, bu günün ve yarının devleti, Türkiye`nin çok büyük devlet geleneği mevcut. 1299 yılına dayanan bir Osmanlı Devleti`nin varisi Türkiye. Bir imparatorluk varisi olan devlet hakkında konuşmak kolay olduğun kadar da zordur aynı zamanda. Ama şunu eminlikle söyleyebilirim ki, 2019 yılında Türkiye seçmeni seçime gerek bile olmadan kendi devlet başkanı seçecek. Ahlakı, kişiliği, duruşu yüzünden Türkiye halkı o döneme kadar Erdogan`a tekrar “evet” diyecektir.

– İşin bir tarafında sayın Cumhurbaşkanıyla beraber yürüyen, onu cani – dilden seven Türkiye ve Türk halkı var, öbür taraftaysa kendi kitle iletişim araçlarıyla bazı çağrılar yapan, “Atatürk olsaydı “hayır” derdi” diye propaganda üzerine çalışan bir Batı var, jeopolitik durumlar var. Ama Haluk Safevi ısrarla diyor ki, halk Erdogan`a “evet” diyecek, öyle mi?

– Batı Atatürk`ü hep kendi çıkarları için kullandı şimdiye kadar. Nasıl oluyor da yıllarca Atatürk`ü sevmeyen bir Batı, şimdi ansızın çıkıp ta “Atatürk olsaydı, hayır derdi” diyor? Bense diyorum ki, şimdi Atatürk olsaydı, hiç düşünmeden “evet” derdi, hem de düşünmeden. Bugün dünyanın dengeleri değişiyor ve bu değişen dengelere en uygun lider, duruş sergilemesini bilen bir bilge devlet adamı Erdogan.

-Bir sorum daha olacak: bu referendum sürecinde Batıyla İran`ın aynı safta olduğunu söylememiz mümkün mü acaba?

-Her bir devletin kendi çıkarları mevcut. Ortak çıkarlarda “evet” derler, farklı çıkarlardaysa direk tabiri – caizse aba altından sopa gösterirler. İşte, Batıyla İran`ın bu süreçte “hayır” demelerinin asıl nedeni ortak çıkarlarının mevcut olmasıydı.

-Batı`nın çıkarları belli: Batı bölgede süpergüç olmağı hedefleyen ve bu yolda ilerleyen bir Türkiye istemiyor, peki, ya İran? Ya da şöyle sorayım: İran Türkiye Rusya üçgeninin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

-Bölgede İran Rusya berbaerliği mevcut, tarihen mevcut oldu, bugün de var, yarın da olacak. Ama Türkiye`nin daha da akıllı davranıp bu üçgeni oluşturması Türkiye`nin yararına olacaktır. Eğer İranla Rusya Türkiye`nin çıkarlarına uygun davranırlarsa, Türkiye İran ve Rusya`nın yanında olacak hep. Türk halkının kanında var bu: hiçkimseye ihanet etmez, sırt çevirmez, ihanet edeni de asla affetmez ve onun bir daha yanında olmaz. Amerika örneğinde biz bunu gördük. Şimdi eğer Rusya ve İran sadece görüntüde değil, gerçekten de samimi davranırlarsa, Türkiye`ye “yanımıza gel” demelerine gerek kalmayacak, zira Türkiye onların yanlarında olacak. Olmazsa, Türkiye zaten kendi kaderini çizecektir.

-Peki, Türk halkının tepkisi ne olacaktır?

-Türkiyenin altyapısında, sorunların çözülmesi anı geldiğinde, Vatan sözkonusu olduğunda hep beraber karar verilme anı mevcuttur. Ama farklı konularda sapmalar mevcut olabilir. Darbe girişiminde nasıl halk biraraya geldiyse, başkanlık referandumunda “evet” dediyse, konu Vatan olunca, Türkiye`nin bekası olunca, sanırım Türk halkı bunun üstesinden gelecektir.

-Peki, Türkiye İran ilişkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

-Türkiye devlet olarak İran’ı hafife almamalıdır diye düşünüyorum. İran bölgede tüm Avrupa Birliğine karşı direnerek çökmeyen, ayakta kalmağı başaran ve geniş siyasi, ekonomik, askeri güce sahip Türkiye’den sonra 2. büyük devlettir. En önemlisi şudur ki, İran’ın onayı olmadan Türkiye Suriye sorununu kolaylıkla çözemez. Suriye sorununun çözülmesi Rusya`dan çok İranla bağlıdır.

Doç.Dr.Haluk Safevi: “2019 yılında Türkiye seçmeni seçime gerek bile olmadan kendi devlet başkanını seçecek.”

Yorumlar