Rus basının “Akkuyu casusu” iddiası: Akkuyu projesinde tuhaf şeyler de oluyordu

LAVROV BMT-NİN 4 QƏTNAMƏSİNİ ƏSAS SAYMIR

Fransız-Alman Ortaklığı Derinleşiyor

Trump-Putin Temmuz ayı görüşmesinde Afganistan’a ortak müdahalemi görüşülecek

1979 Sulduz Katliamı: Türk olmanın bedeli mi

Gündem, İran 21 Nisan 2016
1.187

1979 Sulduz Katliamı:
Türk olmanın bedeli mi
mehsa
Türkiye ile Güney Azerbaycan arasında oluşturulmakta olan “Türklerden ve Türklükten boşaltılmış bölgenin” Ortadoğu’nun güvenliği ile birlikte Türkiye’nin ve elbette ki bütün Azerbaycan’ın bölgede karar verebilir olmaları için hayati önem taşımaktadır . Bu gerçeği söylemek zor olsa gerek ama ne yazık ki biz bir bütün olarak PKK nın Iran kolu olarak yarattığı pjakın bu bölgede silahlı operasyonlar yaptığını terör guruplarının iddia ettikleri kürdüstanın dördüncü(İran) parçasının büyük bir kısmı ve hatta odaklandıkları bölgenin aslında Batı Azerbaycan eyaleti olduğunu ya çok bilmiyoruz ya da bu ciddi tehlike ile ilgili yeterli öneemi göstermiyoruz ki her iki durumda biz kayb ederiz.Üstelik şuda bir gerçek ki Güney Azerbaycan milli harekatının bölgedeki güçlenmesi ile birlikte İran hükümeti terör guruplarının iddia ettiği topraklarda onların iddiaları yönünde Batı Azerbaycan’ın demografik yapısını değiştirmektedir ve bütün bunların bugünümüzde yaşandığını çok dikkate almıyoruz. Âmâ ister 19.asrın ortalarına bakalım ister birinci ve ikinci dünya savaşı süreçlerinde bölgede yaşanan olayları incelediğimizde değişilmeyen bir gerçek vardır:Batı Azerbaycan’da Toprak iddiası ve Türkülerden boşaltılmış hayali haritalar uğrunda binlerce Güney Azerbaycan Türkünün kanlı bir şekilde katledilmesi terör guruplarının ortak ve değişmez tavrı ve hatta stratejileri olmuştur.Terör guruplarının besleyicileri ve uzantıları bir bütün olarak bölgedeki çıkarlarını güvence altına almayı ihmal etmeyerek Azerbaycan-Türk varlığını bölgede eritmek için bütün tarihi fırsatları en feci şekilde kullanmışlardır.
Tarihi Azerbaycan topraklarını” Azerbaycanlılık”la birlikte Türklük ve Türklerden boşaltma politikası noktasında birleşen güçlerin vazgeçilmezi olan bu bölgedeki gidişat Güney Azerbaycan topraklarıyla birlikte Türkiyenin toprak bütünlüğünü de hedef almaktadır. Üstelik bu bölgede kanser gibi yayılan terör organizasyonlarının oluşturduğu potansiyel tehlikeyi görmezden gelmek bizi telafisi çok zor ve belki de mümkün olmayan zararlarla yüz yüze koyacaktır. salduz 3
Bu kanlı olayların biri 1979 Iran islami devrimi ile birlikte bölgedeki karışıklığı fırsat bilerek Batı Azerbaycanda Kürdistan özerk bölgesi kurmayı amaçlayarak onlarca yerli Türkü katleden ve ne yazık ki bu bölgede dağınık şekilde azınlık olarak yaşayan Kürtlerden kötü görüntü çizen Kürdistan demokrat partisi ve başçısı Abdurrahman Kasımlının Azerbaycanlılara karşı açtığı kanlı savaş olmuştur.
Ayrıca Kürtlerin haklarını savunduklarını iddia eden iki sol görüşlü parti komele ve Kürdistan demokrat patisi yıllarca kendi aralarındaki anlaşmazlıktan dolayı da bölgede uzun süren güvensizliğin sebebi olmuşlardır.
Kürdüstan demokrat partisi : bu parti 1945 de İranda kurulmuştur partinin kurucusunun 1946 da idam edilmesinin ardında parti yurt dıçında formalite bir biçimde hayatına devam etmıştir.30 seneden fazla bir pasifleşmenim devamında 1979 İran islami devriminde yaşanan otorite boşluğu ve yeni hükümet kuruluşu dönemindeki karışıklık fırsatından yararlanarak silahlanmağa başlamıştır ayrıca kurulmakta olan yeni hükümetten özerklik istemek için harekete geçmiştir . Silahlı çatışma ortamları oluşturarak dünya kamoyunun dikkatini çekmeye özen gösteren parti yönetimi bu isteklerin muhatapi hükümet iken bir taraftan da Batı Azerbaycan topraklarını özerklik çizdikleri bölgeye eklemeğe kalkışarak dünyada tarihi Azerbaycan topraklarının Kürdüstan gibi göstermeye çalışmışlardır.Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Senendec ve Kirmanşahta değil öz be öz Türk toprağı olan Urmu Sulduz Hoy Salmas Hana şehirlerinde organize olmuşlardır. Partinin kuruluş temelleri ve iddia ettikleri ilkeler ile çelişen yönetim ve icraatı kurucu heyetinden bazı kişilerin bu yönetim şeklinin partinin amac ve yapısına ters tüştüğü nedeniyle ayrılmalarına neden olmuştur.
1979 devrimi ve Hümeyninin yeni hükümeti kurmak için İrana getirildiğinin devamında sözü geçen partinin yurtdışında yaşayan başkanı ve üyeleri İrana dönerek silahlı örgütlenmeğe başlıyorlar.hakimiyyet ile olan sorunları ve kurmak istedikleri özerk bölgeyi Azerbaycan topraklarına çekerek Azerbaycan Türklerini hedef alıyorlar.bir taraftan kürtlerin hakları için mücadile ettiklerini iddia eden bu partilerin bölgede Kürtlerden çizdiği imac ne yazık ki yıllarca etnik nefret ve düşmanlığın ve Türk Kürt çatışmasının temeli olmuştur.Azerbaycanda azınlık şekilde Türklerin kardeşi gibi yaşayan Kürtlerin temsilciliğini iddia eden bu tepeden tırnağa silaha sarılmış kendi kimliklerini Türk düşmanlığı üzerinden şekillendirenlerin yaptıkları cinayetlerin izi Azerbaycanlıların hafızasında acı yaralar bırakmıştır.salduz1
19Şubat 1979 da Gasımlı başkanlığında yeniden örgütlenen parti Bati Azerbaycanın güneyinde yerleşen değiştirilmiş adıyla Mahabat ve eski adıyla Savucbulak Garnizonunun silahlarını ele geçirdiler.Böylelikle bölgenin silah bakımından en zengin deposunun silahlarıyla donanmayı başardılar.Partinin üst yönetim kurulundan olan ve 1980 de partinin silahlı yönteme başvurması nedeniyle yolunu ayıran Gani Buluriyan bu olayla ilgili kendi hatıralarından oluşan kitapta şöyle yazmaktadır
“Gasımlı an be an birileriyle telefonda görüşüyor ve garnizonun işgal edilmesini planlıyordu bu hakta bana bir şey söylemiyordu ben başka bir kanaldan yaptıkları konusunda bilgi alıyordum ona haber verdim ve söyledim ki her hangi bir şey olmadan biz Bazirganın geçici devletine karşı bir iş yapmamalıyız sen eğer barışa inaniyorsan barış yoluyla hareket etmeliyiz .onun bana verdiği cevap şöyleydi ” Mahabat gaznizonu şerrin merkezidir toparlamalıyız orayı” ben ise kendisine şöyle söyledim “sizin bu sözünüz partinin fikirleriyle çelişmektedir biz barışa inaniyorsak ve barışcıl yollarla Kürt meselesini çözmek istiyorsak bu yoldan hareket etmemiz gerekmektedir ve sorun çıkarmamalıyız”
Gani Buluriyan devamında yazıyor”şubat 1979 saat 11:20 de Mahabat gaznizonu işgal edildi”
Partinin silahlanmasıyla birlikte Kürdüstan özerk bölgesi kurmak isteyen Gasımlı merkezi hakimiyyet ve başta Hümeyni ve temsilcileri ile defalarca görüşmeler yaparak partisi ile hükümet arasındaki sıkıntıları Azerbaycan topraklarında Azerbaycanı ve Türkleri yoka sayarak toprak iddiası etmekle devam ediyor.Gasımlı Hümeyniye yazdığı bir mektupta demokrat partinin istek ve amaçlarını böyle açıklıyor “biz kürtler için özerklik istiyoruz ve bu özerkliğin sınırları tarihi coğrafiya koşullarına göre ve çoğunluk olarak yaşadıımız bölgeler ile belilenecektir.
Gasımlı açıkladığı özerklik istek şart ve sınırlarının ardından ilk silahlı mitingini batı Azerbaycanın önemli şehirlerinden olan Sulduzda yapacağını açıklayarak hükümet ile özerklik konularını Azerbaycana çekmeği planlıyor.
Aslında Gasımlının stratejisi Azerbaycanda yaşayan kürt azınlıkların üstünden tarihi Azerbaycan topraklarını kürdüstan gibi göstererek bir taraftan Türklerin varlığını yok saymak diğer yandan aleni toprak hırsızlığı yapmaktır. Bir taraftan da yaranan fırsatta dünya kamoyunun gözünde bilgi kirliliği ile birlikte şu sorunu oluşturmaktır ORASI KÜRDÜSTAN MIDIR yanı kürtlerin sorunlarını azerbaycana çekmek .hal bu ki tırnak arası özerklik istemelerinin merkezi ancak ve ancak kürtlerin iranda yoğun olarak yaşadığı senendec kirmançahta sınırlı kalmalıydı.Olaylar sırasında bölgede önemli operasyonlara başkanlık eden İran devlet temsilcisi Mustafa Çemran kitabında böyle yazmaktadır
“Sulduz Azerbaycanın kapısıdır ve Gasımlının yüzde yirmi Kürt nufusu olan Sulduzda silahlı miting kurma talebi onun Azerbaycana musallat olmayı hedeflediği için dir.
Demokrat partinin silahlanmısının ardından Gasımlı 20000 lik bir silahlı kişiyle birlikte o dönem 20000 nüfusu olan Sulduz şehrinin merkezinde silahlı miting kurma kararı aldıklarının haberi Sulduz başta olmak üzere Azerbaycan Türklerini rahatsız ediyor.Ebrişemi Ortadoğuda kürt problemi adlı kitabında şöyle yazıyor “bu yazıyı Buluriyanda onaylamıştır .”
Bölgenin bazı saygın Türkleri aracılık ederek partinin merkezi ile temasta bulunup ve mitingin silahsız şekilde geçirile bilmesinin daha doğru olacağını söylediler.”
Buluriyan ise yazır:
“Sulduz Türkleri partiye bir mektup yazarak Türklerin bu konudan rahatsız olduklarını ve sulduzda silahlı mitingin kurulmasını istemediklerini ilan ettiler ve mitingin şehrin içinde değil şehir dışında düzenlenmesini öneriyorlar.”
Azerbaycan Türklerinin Bütün bu sağduyulu ve barışcıl adımlarının karşılığında bölgede Kürtlerin dini liderliği iddaasında olan Molla Salih Gasımlını destekleyerek mitingin barışcıl geçmesi için şehrin Türkler tarafından boşaltılmasını istiyor ve şehir ehalısının bu itirazları parti tarafından geri çevriliyor.
20 nisan 1979 Kürdüstan demokrat partisi 20000 silahlı kişi ile birlikte Sulduzda gövde gösterisi yaparak hayal ettikleri özerkliği Azerbaycanın kalbinde ilan etmek üzere şehre musallat olmaya çalışıyorlar.Sulduzun sokaklarında yerli halkı tahtit ederce Kürdüstan marşları okuyarak silahlarını ateş eden bu barbar demokratlara karşı Azerbaycanlıların gösterdiği direniş ve savunma güstah girişimlerini defetmekle sonuçlanıyor.Evler yağmalanıyor evlerde savunmasız halk fecii şekilde katl ediliyor ve siviller ile birlikte dönemin yerli silahlı güçleri şehri korumak şerri defetmek için milli bir ruhta birleşerek dört günlük bir savaşın ardında Sulduzu işgalcilerden temizlemeği başarıyorlar. salduz2
Azerbaycanın kalbi Sulduz tabi ki kardeş diyeni kardeşçe bağrına bastığı gibi silahına güvenerek toprak basanları kendi silahlarıyla kova bilecek kadar bağlıdır toprağına.1979 dan son 3 yıla kadar Urmunun Cuma hatipliğini yapan ve halk tarafından çok sevilen dini bir şahsiyet olan Molla Heseninin çağrısıyla başta Sulduzun kahraman evlatları kadın erkek çocuk genc herkes şehri bu silahlı güçlerden temizlemek için seferberlik ilan ediliyor. işgal hevesile demokrasi adına bürünmüş 20000kişiye karşı toprağını savunan ehalinin yaşadığı 4 günlük acılar bir taraftan da bu toprağın güç ve gurur simgesi olarak tarihte kalmıştır.
Molla heseni kendi silahını alarak Sulduz savaşında bizzat buluması ve bu direnişin içinde olması savunmasız halk için büyük bir moral olmuştur.molla heseni kendi hatıra kitabında savaş sonrası gördükleri hakta şöyle yazıyor:
“Olayın sabahı evlere başçekmek için gittiğimde 2 evi yakından gördüm evlerin birinde 11 kafasını kesmişlerdi bu beni çok etkiledi üç yaşında bir kızın kafasını şışle annesinin göğüsüne dikmişlerdi 22 kişiyi boğazlarından asarak kendilerice idam etmişlerdi başka bir evde bir genci balta ile bölük bölük kesmiştiler”.

Yıllarca azınlık olan kürtleri Azerbaycan kürdü kimi bağrına basan kardeşi komşusu olarak Kabul eden Türklere karşı besledikleri nefretten kendileri için kimlik tanımlayan guruplar kendilerini bilmedikleri gibi kendi halklarını bilmedikleri gibi Azerbaycan Türklerinide bilmeyerek hareket ettiklerinin sonucu hüsran ve demokrasi ve barış kelemesini zedelemek olmuştur. En çok bu bölgede Kürtleri mağdur eden bu silahlı barış müddeileri bu barbar demokratlar ortadoğunu can ve silah pazarına çeviren ölüm elçileri düşmanlıktan nefretten kandan vahşetten beslenenleri ancak ve ancak insanlığa insan ola bilme kardeşlik dostluk komşuluk bir biri olduğu gibi Kabul ederek severek def ede biliriz ve tabii ki var ola bilmek için varlığımızı var gücümüz ile koruyarak.

Mehsa Mehdili

Yorumlar